GTA III Tam Çözüm (Senaryo)
08 Mayıs 2011  

 

Oyunun hikâyesine geçmeden önce hikâyemizin baş kahramanlarının geçmişini ele alalım.

Yıl 1992… Catalina, San Andreas eyaletinde yaşayan çılgın bir kadındır. San Andreas’ın genellikle kırsal, köylük bölgelerini tercih eden Catalina, tehlikeden kendisine eğlence çıkarmayı sever; bu bölgelerde heyecan, adrenalin ve para için iş yerleri soyar. Kuzeninin tavsiyesiyle Carl Johnson isimli bir genç ile tanışır. Bu gençle takılmaya başlar, soygun işlerini beraber sürdürüp çeşitli iş yerleri soyarlar. Daha sonra Catalina, bir gün Carl’a âşık olduğunu fark eder ve bir süre çıkmaya başlarlar. Ancak bu aşk uzun sürmez. Catalina gün geçtikçe Carl’dan soğumaya başlar; Carl’a kadınlardan anlamayan, korkak birisi olduğunu ve artık yollarını ayırma vaktinin geldiğini söyler. Carl ise Catalina’dan kurtulmaya dünden razıdır, itiraz bile etmez. Bu zaman içerisinde Catalina, Claude adında bir genç ile tanışır. Claude, San Fierro’da ikâmet etmekte olan bir sokak yarışçısıdır. Düzenlenen yasadışı yarışlara katılarak para kazanır, yaşamını sürdürür. Catalina, Claude’u bu yarışların birinde görür ve onunla arkadaş olmaya karar verir. Asıl amacı Carl’ı kıskandırmak olan Catalina, Carl’ı düzenlenen bir yarışa davet eder. Catalina bu yarışta Carl’ı Claude ile tanıştırır ve Claude’un yeni sevgilisi olduğunu açıklar. Carl’a kendisini yeniden kazanmak için Claude ile kavga edip etmeyeceğini sorar, Carl ise reddeder. Adeta deliye dönen Catalina, Carl’a korkak birisi olduğunu bir kez daha vurgular ve şimdi yarış vakti olduğunu belirterek yarışı başlatır. Claude, Carl ve diğer yarışçılar sıkı bir yarışa tutulur. Yarışı başladığından beri birinci götüren Carl, yarışı kazanan taraf olur. Claude ise direksiyonuna hakim iyi bir sürücü olmasına rağmen yarışı kaybeder. Catalina, Carl’a yarışın ödülü olarak Claude’un San Fierro’daki araba garajının tapusunu verir ve yeni sevgilisi Claude ile birlikte Liberty City’ye gideceğini, artık orada yaşayacağını söyler. Carl ise “O hâlde size iyi eğlenceler” diyerek mekândan uzaklaşır. Catalina ve Claude da Liberty City’ye doğru yola çıkarlar… Claude ilk başta suç ile, mafya ile pek alâkası olmayan bir adam. Ancak sevgilisi Catalina’nın peşinden giderek o da mafyanın, suçun içine gitgide iyice batacaktır.

Claude, Catalina ve Carl Johnson (GTA San Andreas “1992”)

Ve yıl 2001… Liberty City’deyiz… Suçluların, kaçakların, kimseye acımayan mafyaların, çetelerin mesken tuttuğu karanlık bir şehirde… Kimseyle dost olunamayacağını, kimseye güven olamayacağını öğreneceğiniz acımasız ve tehlikeli bir şehirde… Kalabalık, metropol bir şehir olmasına rağmen kendinizi yalnız, tek başınıza hissedeceğiniz bir şehirde… Herkesin tek amacı para veya uyuşturucu olan bir şehirde… Ama biri hariç: Claude… Onun amacı ne para, ne uyuşturucu, ne de bu şehrin hâkimi olmak. Onun tek derdi, yıllar sonra kendisine tekmeyi basan sevgilisi Catalina’yı bulup hesap sormak… Bir intikam yolculuğuyla başladı Claude’un hikâyesi. Bu yolculukta kimi zaman mola verdi; pek çok insanla tanıştı, başka işlerle meşgul oldu. Ancak asıl hedefini hiçbir zaman unutmadı… Lafı daha fazla uzatmadan; işte Claude’un, işte Liberty City’nin, işte GTA III’ün hikâyesi…


GİRİŞ

Liberty City’nin sıradan, karanlık gecelerinden biri… Her zamanki gibi bu şehir, her türlü suçu barındırıyor soğuk caddelerinde. Suç işlemenin alışılmış bir durum olduğu, normal karşılandığı bir şehrin sıradan bir günündeyiz. Ancak hikâyemizin kahramanları için sıradan bir gün değil. Onlar bugün bir çanta dolusu parayla hayatlarını Liberty City’nin batağından kurtarma peşindeler. Kahramanımız Claude, sevgilisi Catalina’yla birlikte Liberty City’de bir banka soygunundadır. Soygunda yalnız değildirler, Kolombiyalı Kartel çetesine mensup bir çete üyesi de yardım amaçlı yanlarındadır. Kolombiyalı Kartel çetesinin lideri Miguel, arabasıyla Catalina, Claude ve Kolombiyalıyı almak üzere bankanın önüne gelir. Soygun gerçekleştirilip bankadan paralar alındıktan sonra Catalina ve Kolombiyalı, çalan alarm ile birlikte bankanın arka kapısından çıkarlar. Para dolu çantayı Kolombiyalı taşımaktadır, hızlıca Miguel’in arabasına doğru koşarlar. Catalina’nın ardından aynı kapıdan Claude çıkar. Bankanın güvenlik kamerasını pompalı tüfekle yok eden Claude, Catalina’yı takip eder.

O esnada bir silah sesi duyulur; Catalina, paraya kendisi sahip olmak için para çantasını taşıyan Kolombiyalıyı vurmuştur. Claude, bankadan uzaklaşıp Catalina’yı takip ederek Miguel’in arabasına doğru yönelir. Ancak bankanın köşesini tam dönecekken, bankanın ara sokağında birden karşısına Catalina çıkar. Elindeki silahı Kolombiyalıdan sonra Claude’a doğrultan Catalina, bankadan soydukları parayı tek başına sahiplenmek ister ve “Üzgünüm bebeğim, ben hırslı bir kızım ama sen sadece bir zaman kaybısın” diyerek tetiği çeker, Claude’u vurur. Ne olduğunu anlamayan çaresiz Claude, olduğu yere serilir. Catalina ise para dolu çantayı alarak yeni sevgilisi Miguel ile birlikte olay yerinden kaçar, Claude’u ölüme terk eder. Claude, sevgilisi Catalina tarafından ihanete uğramış olur. Ölümden dönüp Catalina’nın silahından çıkan kurşunlara göğüs gerer, hayatta kalır. Ve böylece Catalina’yla uzun süren beraberliğinin sonunda Catalina’nın gerçek yüzünü görmüş olur. Hiç unutamayacağı bir ihanet yaşamıştır. Tam dokuz yıldır beraber olduğu sevgilisinden bir darbe yemiştir. Artık Claude’un Catalina’ya bir intikam borcu vardır ve Claude bu borcu ne yapıp edip Catalina’yı bulup ödemelidir. Bundan böyle Catalina artık onun kız arkadaşı değil, en büyük düşmanıdır.


 

GIVE ME LIBERTY

Sessiz kahramanımız, vurulmasının ardından olay yerinde polislere yakalanır. Soygunda Catalina’nın vurduğu Kolombiyalı ise Claude kadar şanslı olmaz, hayatını kaybeder. Polisler olay yerinde sadece Claude’u sağ olarak bulur ve bu yüzden ne yazık ki soygunun tüm suçu Claude’un üzerine kalır; 10 yıl hapis cezasına çarptırılır. Claude’un başarısız soygun haberi gazetelere dahi çıkar. Ertesi gece ise Claude, cezaevine gönderilmek üzere bir polis aracına bindirilir. Polis aracında kendisi dışında iki suçlu daha vardır: 8-Ball lâkaplı bir bomba uzmanı ve Liberty City’nin ünlü işadamlarından Donald Love’ın iş ortağı Old Oriental Gentleman. Aracı yola çıktığı andan itibaren bir grup Kolombiyalı Kartel çete üyesi takip etmektedir. Mevzu ciddidir, Kolombiyalıların elinde bir bomba bulunmaktadır. Polis aracı, Callahan Köprüsü’ne geldiğinde Kolombiyalılar bombayı köprüye doğru fırlatırlar ve polis aracının bulunduğu konvoyun önünü keserler. Çetenin amacı, aracın içindeki Oriental Gentleman’ı fidye için kaçırmaktır. Ne olduğunu anlamayan polisler, araçlarından çıkarak olayı anlamaya çalışırlar. Polislere silahlarını doğrultan Kolombiyalılar ise Gentleman’ı araçtan indirerek kendi arabalarına bindirirler ve oradan uzaklaşırlar.

Polis aracının içindeki 8-Ball, aracın kapılarının açık olduğunu görünce bunu fırsat bilerek, özgürlüğüne kavuşmak için araçtan çıkar ve aracın dışındaki polisi etkisiz hâle getirir. Bunu gören Claude ise aracın içindeki polisi de kendisi hallederek 8-Ball’a yardım eder. Claude, polisin cebindeki kelepçenin anahtarını aldıktan sonra ilk önce kendi kelepçesini çözer, ardından 8-Ball’un da kelepçesini çözerek aracın içinden çıkar. O esnada Kolombiyalıların köprüye attığı bomba büyük bir şiddetle patlar. Bomba, köprüye oldukça büyük bir hasar verir; köprü parçalanır. Tüm polis araçları havaya uçmuştur. Ancak ileride bir araba olduğunu gören 8-Ball, hemen arabaya atlayarak Red Light District semtinde saklanabilecekleri bir yer bildiğini ve Claude’dan arabayı oraya sürmesini ister. Geldiklerinde mekândaki eve girip üstlerindeki hapis kıyafetlerinden kurtulurlar. Kıyafetlerini değiştirdikten sonra 8-Ball, Luigi adında bir adam tanıdığını ve bu adamın kendilerine yardım edebileceğini söyleyerek Claude’dan kendisini Luigi’nin kulübüne bırakmasını ister. Luigi, Red Light District’te gece kulübü işleten bir işadamıdır. Liberty City’nin en büyük mafyalarından Leone ailesine mensuptur. 8-Ball, Luigi’nin Claude’a birkaç iş verebileceğini söyler. Böylece Claude, asıl hedefi Catalina’ya ulaşmadan önce bir süre mafyaya mensup kişilerden ayak işi alıp para kazanmış olacak, ve bu karanlık şehir Liberty’de ayakları yere sağlam basacak.


 

LUIGI’S GIRLS

8-Ball, kulübe kulübün arka kapısından girer ve Claude’a beklemesini, Luigi’yle konuşacağını söyler. Bir süre sonra kapıda Luigi’nin koruması Mickey görünür. Mickey etrafı şöyle bir kolaçan eder ve hemen ardından Luigi de gelir. 8-Ball ise kulüpte biraz vakit geçirmektedir. Luigi, Claude’un kendisine birkaç iyilik yapmasını ister. Eğer Claude, Luigi’nin gözüne girmeyi başarırsa Luigi’den daha fazla iş alabilecektir.

Luigi, Claude’dan kendisi için çalışan Misty adındaki fahişesini Portland View’daki kliniğin önünden alıp kulübe getirmesini ister. Misty, Luigi’nin en değer verdiği fahişesidir, bu yüzden Claude’u Misty’ye dikkatli olması konusunda uyarır. Claude, kliniğe geldiğinde kliniğin önünden Misty’yi alır. Misty ile tanıştıktan sonra Misty’yi kulübe bırakır ve Luigi’nin gözüne girmeyi başarır. Claude böylece artık Liberty City’de mafya için çalışmaya başlar. Karanlık bir dünyanın içinde belki de kendini bir anda bulan Claude, artık para için ve kendisine ihanet hançerini saplayan kız arkadaşını bulup intikamını almak için mafyalara çalışmakta mecburdur.


 

DON’T SPANK MA BITCH UP

Luigi’nin koruması Mickey, Luigi’nin bir not bıraktığını söyler ve notu Claude’a verir. Luigi notta Liberty City’de artık SPANK adında bir uyuşturucu satıldığını ve Portland Limanı’ndaki bir uyuşturucu satıcısının, kendisi için çalışan fahişelerine bu uyuşturucudan alıştırdığını söyler. Nottan anlaşıldığı Luigi oldukça sinirlidir. Bu uyuşturucu satıcısının iyi bir derse ihtiyacı vardır. Luigi, Claude’a satıcıyı ortadan kaldırdıktan sonra adamın limandaki arabasını alıp Portland View’daki garaja bırakmasını ister. Böylece bu fırsattan istifade adamın arabasını satarak bedavadan kâr etmiş olacaktır. Kızlarına çok düşkün bir adam olan Luigi, onlara kimsenin bir yanlış yapmasını istemiyor.

Claude, kulübün karşısındaki Luigi’nin bıraktığı beysbol sopasını alıp Portland Limanı’na doğru yola çıkar. Geldiğinde Luigi’nin kızlarının bu adam ile konuştuklarını görür; kızlar, adamdan SPANK almaktadırlar. Adam, Claude’u görünce saldırmaya başlar, kızlar ise oradan kaçar. Claude, adamı beysbol sopasıyla biraz patakladıktan sonra adamın arabasına alır ve arabayı Luigi’nin garajına bırakmadan önce araç boyama garajına götürür. Arabayı boyatıp yeniledikten sonra Luigi’nin dediği garaja bırakır.


 

DRIVE MISTY FOR ME

Luigi ve Mickey sohbet etmektedir. Claude gelince Luigi, Mickey’yi içeri gönderir. Ancak Mickey’nin gözü Claude’u pek tutmamıştır, Claude’a ters bir şekilde bakarak kulübe girer. Luigi, Leone ailesinin lideri Salvatore Leone’nin oğlu Joey Leone’nin, kendisinden Misty’yi istediğini söyler. Misty’nin, evinden alınıp Joey’nin bırakılması gerekmektedir. Claude’dan çabuk olmasını isteyen Luigi, Joey’nin bekletilecek bir adam olmadığını söyler. Claude aldığı işlerde hep şoför muamelesi görmektedir, Luigi’ye pek belli etmese de bu duruma çok bozulur. Ancak yabancısı olduğu bu şehirde ayakta kalabilmek ve amacına ulaşmak istiyorsa bunlara katlanmak zorunda olduğunu kendisi de biliyordur.

Claude, Hepburn Heights’daki Misty’nin evine gider. Kornayı çalar ve Misty’yi alır. Misty, Claude’un kendisini almaya geldiğini görünce, kendilerinin uzun zamandır bir şoföre ihtiyacı olduklarını söyleyerek Claude ile alay eder. Trenton’daki Joey’nin garajına süren Claude, Misty’yi Joey’ye bırakır. Misty, Joey’yi gördüğüne sevinir. Claude ise, Joey ile tanışır. Kendisine ait olan garajında oto tamircilikle meşgul olan Joey, Claude’a halledilmesi gereken işlerinin olduğunu, daha sonra uğrarsa birkaç iş verebileceğini söyler.


 

PUMP-ACTION PIMP

Luigi, Diablo çetesinin şehirde kadın ticareti yapmaya başladığını söyler. Diabloların kendi işini çaldığını düşünen Luigi, yine sinirlidir. Diabloları ortadan kaldırmak için eğer silaha ihtiyacı olursa kulübün hemen ilerisindeki silah dükkânının arka sokağında bir silah bulabileceğini söyler. Claude ilk olarak silah dükkânına gider.

Dükkânın sahibi, dükkânın arka sokağına Luigi’nin isteği üzerine bir silah bıraktığını söyler. Claude, dükkânın arka sokağından silahı aldıktan sonra caddelerde gezinen Diablolara doğru yola çıkar. Arabasıyla Diabloların arabasına çarpıp Diabloları arabadan indirmeye çalışır. Diablolar bir süre sonra arabadan inerler ve Claude’a ateş açmaya başlarlar. Claude zorlanmadan iki Diabloyu da halleder.


 

THE FUZZ BALL

Claude, kulübe geri döndüğünde kapıdan ilk Mickey çıkar. Claude’a sert bir bakış attıktan sonra Mickey’nin ardından Luigi de çıkagelir. Luigi, Çin Mahallesi’nin polis merkezindeki polislerin, kendisinden birkaç fahişe istediğini söyler. Anlaşıldığı üzere polisler merkezde parti yapacaktır. Luigi, şehrin caddelerinde fahişelerinin dolaştığını söyler ve Claude’dan aralarından birkaçını alıp polis merkezine bırakmasını ister. Claude, merkeze ne kadar çok fahişe bırakırsa Luigi o kadar memnun olacak ve o kadar çok parayı cebe indirecektir. Ancak Claude’un çabuk olması gerekmektedir.

Claude ilk olarak dört kapılı geniş bir araç bulur. Kızları almaya başlayan Claude, ilk olarak Hepburn Heights’da çalışmakta olan kızı alır. Daha sonra Harwood ve Saint Mark’s civarlarındaki kızları alarak polis merkezine bırakır ve diğer kızlara doğru yola çıkar. Merkezin biraz ilerisinde çalışan kızı ve iki sokak ötedeki kızı da alıp, geriye kalan diğer kızları da merkeze bırakan Claude, işi halleder.


 

MIKE LIPS LAST LUNCH

Claude, daha önceden iş için kendisine uğramasını söyleyen Joey’ye uğrar. Joey’nin Misty ile sohbet ettiğini görür, ancak Misty’nin canı sıkkın görünmektedir. Joey; Forelli ailesinin, kendisine borçlu olduğunu ancak borçlarını ödemediklerini söyler. Bu yüzden onlara bir ders vermek isteyen Joey, Forelli kardeşlerden Mike Forelli’nin Saint Marks’daki Forellilerin restoranı olan Marco’s Bistro restoranında olduğunu ve restorandan birkaç saat sonra ayrılacağını belirtir. Claude’dan Mike’ın arabasını restoranın önünden alıp hemen Harwood’taki 8-Ball’un mekânının bomba garajına götürerek arabaya bomba yükletmesini ister. Ardından Claude, Mike’ın ruhu duymadan arabayı aynı yere parkedecektir. Mike, arabasına bindiğinde ise öbür dünyayı boylayacak; böylece Joey, Forelli ailesini can damarından vurmuş olup acımasız bir ders verecektir.

Claude’un hızlı olması gerekmektedir, zirâ acele edilmezse Mike, restorandan ayrılabilir ve her şeyi farkedip plan altüst olabilir. Claude hemen Marco’s Bistro’nun önündeki Mike’ın arabasını alıp 8-Ball’un bomba garajına götürerek arabaya bomba yükletir. Bomba yüklendikten sonra aracı aldığı yere geri götürüp park eden Claude, restorandan Mike’ın çıkmasını beklemeye koyulur. Mike, birkaç dakika sonra restoranın kapısında görünür; her şeyden habersizce arabasına binen Mike, arabasıyla birlikte havaya uçar.


 

FAREWELL “CHUNKY” LEE CHONG

Joey, Çin Mahallesi’ndeki Lee Chong adındaki bir Triad çete üyesinin noodle tezgâhında noodle satar gibi görünüp Leone ailesinin uyuşturucu işindeki tek rakibi olan Kolombiyalı Kartel çetesine SPANK sattığını söyler. Bu durumdan rahatsız olan Joey, Claude’dan buna engel olmasını; Lee Chong’ı öldürmesini ister. Ancak bu, Claude için pek kolay olmayacaktır; Lee Chong birkaç Triad çete üyesi tarafından korunmaktadır.

Claude, Çin Mahallesi’ne gider. Chong’ın noodle tezgâhının bulunduğu ara sokağa geldiğinde Triadlar mekânlarında bir yabancıyı görünce Claude’a saldırmaya başlarlar. Lee Chong ise Claude’un kendisi için geldiğini anlar ve korkudan kaçmaya başlar. Claude, Triadları temizledikten sonra Chong’ı yakalar ve Chong da Claude’un gazâbından kurtulamaz.


 

VAN HEIST

Joey, zırhlı bir aracın her gün Çin Mahallesi’nden yola çıktığını ve bu aracın içinde kendileri adına önemli şeyler bulunduğunu söyler. Claude’dan aracı ele geçirip Portland Limanı’ndaki depoda bekleyen adamlarına aracı teslim etmesini ister. Joey aracın zırhlı olduğu için kurşun geçirmeyeceğini, bu yüzden sağlam bir araba bulup araca çarpmasını, aracın içindeki güvenlik görevlilerini korkutup araçtan indirmesini söyler.

Claude güçlü bir araç bulup Çin Mahallesi’ne doğru yola çıkar. Geldiğinde zırhlı aracın hareket hâlinde olduğunu görür ve hemen araca çarparak aracın içindeki güvenlik görevlilerini korkutmaya çalışır. Ancak araca çarpmasıyla birlikte aracın güvenliğini sağlayan polisleri de peşine takar. Claude ise araca çarpmaya devam eder. Bir süre sonra aracın içindeki güvenlik görevlileri pes edip araçtan kaçarlar. Claude hemen aracı ele geçirerek Portland Limanı’na sürer ve aracı depoya bırakır.


 

CIPRIANI’S CHAUFFEUR

Joey, Claude’u Leone ailesinin önde gelen isimlerinden Toni Cipriani ile tanıştırır. Leone ailesinin tehlikeli isimlerinden biri olan bu adam, Saint Marks’ta annesiyle birlikte küçük bir restoran işletmektedir. Toni, Joey’ye arabasını tamirden almaya gelmiştir. Claude’a Toni’yi annesinin restoranına bırakmasını, daha sonra tekrar kendisine uğramasını söyleyen Joey, yeni planlarının olduğunu belirtir. Claude, Toni’nin arabasına bindikten sonra Toni, Çin Mahallesi’nde çamaşırhane dükkânı işleten Triadların haracı ödemediklerini, restorana gitmeden önce ilk olarak çamaşırhane dükkânına uğraması gerektiğini söyler. Toni, arabasını yeni tamir ettirmiştir; bu yüzden Claude’u arabayı dikkatli kullanması, arabasına bir zarar gelmemesi için uyarmayı da ihmal etmez.

Çamaşırhane dükkânına geldiklerinde Toni, Claude’a arabanın içinde beklemesini söyler ve çamaşırhaneye elinde beysbol sopasıyla girer. Dükkânın içinde iki Triad çete üyesi vardır. Toni bir süre onlarla konuştuktan sonra Triadlar, Toni’ye saldırmaya başlarlar. Dükkândan kendisini zor atan Toni, arabasına atlayarak bunun bir tuzak olduğunu ve Claude’dan kendisini hemen annesinin restoranına bırakmasını ister. Triadlar haracı ödememekte ısrarcıdır. Fakat en az Triadlar kadar inatçı olan Toni, Claude’a daha sonra uğramasını, Triadlardan bunun intikamını alacağını; onlara kendilerinin kanlı çamaşırlarını yıkatacağını söyler. Toni artık Triadlara savaş açmıştır.


 

DEAD SKUNK IN THE TRUNK

Joey, borçlarını ödemedikleri için Forelli ailesine zulmetmeye devam etmektedir: Claude’dan ölen bir Forelli üyesinin cesedini ortadan kaldırmasını ister. Ceset, Callahan Point’teki kafede bulunan bir arabanın içindedir. Claude’un, arabayı araba mezarlığında arabanın içindeki Forelli’nin cesediyle birlikte imha etmesi gerekmektedir. Claude, Callahan Point’teki kafeye doğru yola çıkar. Kafeye geldiğinde cesedin bulunduğu araca biner.

O sırada oradaki Forelliler, Claude’un arabaya bindiğini görürler. Claude arabayı Harwood’taki araba mezarlığına doğru sürer. Ancak Forelliler yol boyunca Claude’a rahat vermezler; Claude’u durdurmak için aracın önünü kesmeye çalışırlar. Forellilerin arabayı durdurmak için arabaya çarpmaları sonucu aracın bagajı açılır ve bagajın içindeki Forelli’nin cesedi görünür, ceset kısa süreliğine araçtan düşme tehlikesi yaşar. Claude bir süre sonra Forellileri atlatır ve araba mezarlığındaki araç imha vincinin bulunduğu yere arabayı park eder, arabayı içindeki Forelli ile birlikte imha eder.


 

THE GETAWAY

Claude ertesi sabah Joey’ye uğradığında Joey, Leone ailesinden birkaç arkadaşının bir banka soyacaklarını ve bu soygun için bir şoföre ihtiyaçları olduklarını söyler. Joey, bu iş için Claude’u uygun görmüştür. Claude, hikâyesinin henüz ilk başlarında eski sevgilisi Catalina’yla bir banka soygununa kalkışmıştı ancak bu soygun, Catalina’nın Claude’a ihanet etmesi ve Claude’un polislere yakalanması ile son bulmuştu. Claude’un bundan sonra yine bir soygunun içinde bulunması onun için bir riskti. Ancak Claude bu sefer soygunun tam içinde değil, soygunu gerçekleştirenlere yardım amaçlı bir soyguna tanık olacaktır.

Claude, Saint Marks’taki depoda beklemekte olan Joey’nin arkadaşlarına doğru yola çıkar. Depoya geldiğinde kornaya basar, adamlar depodan çıkarak arabaya binerler ve Çin Mahallesi’ndeki bankaya doğru yola çıkarlar. Bankaya geldiklerinde Claude’a arabanın içinde beklemesini söyleyerek bankaya ellerinde silahlarla girerler. Ancak bir şeyler ters gider; bankanın içerisinde çığlıklar ve silah sesleri duyulur, kısa bir çatışma yaşanır. Çatışmada içlerinden birkaçı vurulur ve bankadan çalan alarm ile birlikte çıkarak Claude’a buradan hemen uzaklaşmaları gerektiğini söyleyip arabaya atlarlar. Fakat çok geçmeden polisler soygunun haberini alır ve peşlerine takılır. Claude, Red Light District’teki araba boyama garajında arabayı boyatarak polislerden kurtulur. Daha sonra ise adamları depoya bırakır, işi halleder.


 

TAKING OUT THE LAUNDRY

Claude, Toni’ye uğrar. Toni, Triadlardan parasını ve intikamını almaya kararlıdır. Claude’dan çamaşırhaneye giden üç çamaşırhane kamyonunu ortadan kaldırmasını ister. Böylece Toni, çamaşırları taşıyan kamyonları yok ederek çamaşırhanenin işlerini aksatacak ve Triadlara karşı gücünü ispatlamış olacaktır. Toni, Claude’a kamyonları patlatması için 8-Ball’un mekânında bir el bombası bulabileceğini söyler.

Claude, 8-Ball’un mekânındaki el bombasını alıp çamaşırhaneye giden Triad kamyonlarına doğru yola çıkar. İlk kamyonu bulur ve bombayı kamyona doğru fırlatır. Kamyon havaya uçtuktan sonra diğer kamyona doğru yola çıkar. İkinci kamyonu da patlattıktan sonra son kamyona doğru yola çıkan Claude, sonuncuyu da patlatır; işi halleder.


 

THE PICK-UP

Claude, Toni’yi ortalıklarda göremez. Toni’nin annesi, Toni’nin restoranda olmadığını; birkaç adam halletmeye gittiğini söyler. Ancak Toni’nin asla babası gibi sert bir adam olamayacağını söyleyen Toni’nin annesi, Toni’nin bir not bıraktığını belirtir. Toni notta Triad kamyonlarının patlatılmasından sonra Triadların artık pes ettiklerini, parayı vereceklerini öğrendiğini söyler. Triadlar parayı çamaşırhane dükkânının arka sokağına bırakmıştır. Claude’dan parayı alıp restorana bırakmasını isteyen Toni, sonunda kendisiyle başa çıkılamayacağını Triadların da anladığını söyler ve ekler: “Nobody, I mean nobody messes with Toni Cipriani!” (“Kimse, ama kimse Toni Cipriani’yle boy ölçüşemez!”)

Claude, Çin Mahallesi’ndeki çamaşırhaneye doğru yola çıkar. Çamaşırhaneye geldiğinde dükkânın arka sokağını kontrol eder, parayı görür ve parayı alır. Parayı aldıktan sonra restorana geri dönmek üzereyken mekânı birden Triadlar basar. Triadlar, sokağı çepeçevre kuşatmıştır. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan Claude, ne yapacağını şaşırır. Triadlar, Claude’a saldırırlar. Claude, Triadları zor da olsa halleder. Daha sonra hemen restorana geri dönüp parayı restorana bırakır.


 

SALVATORE’S CALLED A MEETING

Toni yine ortalıklarda değildir ancak bir not daha bırakmıştır. Toni notta Leone ailesinin mafya babası Don Salvatore Leone’nin bir toplantı düzenleyeceğini söyler. Claude’dan Joey’nin garajındaki limuzini Joey ile beraber alarak, kulüpten Luigi’yi, ardından kendisini de restorandan alıp patron Salvatore Leone’nin malikânesine götürmesini istemektedir. Salvatore Leone, Leone ailesinin başıdır. Liberty City’nin en büyük ve en korkulan mafya babasıdır. Claude onunla tanışarak belki de bu şehirde şimdiye kadarki en büyük işlerinden birini yapmış olacaktır. Toni, Triadların Claude’a kurduğu tuzak hakkında ise Triadların hâlâ uslanmadıklarını, savaşmak isteyeceklerini söyler. O hâlde: “They want a war. They got a war.” (“Onlar savaş istiyor. O hâlde savaş başlamıştır.”) Joey’nin garajına giden Claude, garajdaki limuzine Joey’le beraber binerek Luigi’nin kulübüne doğru yola çıkar. Luigi’yi de kulüpten alan Claude, son olarak restorandan Toni’yi de alır ve Salvatore’nin malikânesine sürer. Ancak Triadlar düzenlenecek olan bu toplantıdan haberdardır ve Claude’dan sonra Toni’ye de bir tuzak düzenlerler. Toni’nin kendilerine yaptıklarına karşılık Toni’ye suikast girişiminde bulunan Triadlar, limuzine saldırır.

Claude hızlı bir şekilde malikâneye doğru sürer. Ancak malikâneye geldiklerinde de tehlike devam etmektedir; Triadlar malikânenin girişini kapatmıştır. Fakat bu, Claude için pek bir sorun olmaz, kenardan girişteki Triad’ı ezerek içeri giren Claude, limuzini malikânenin garajına park eder. Salvatore; Claude, Toni, Joey ve Luigi’yi karşılar. Mafyasının en önde gelen isimleriyle hasretini gideren Salvatore; Toni, Luigi ve oğlu Joey’le ayak üstü bir sohbet ettikten sonra Claude ile tanışır. Şu ana kadar hep Leone ailesi için çalışan Claude, Salvatore’den ilk övgüsünü alır: “I see nothing but good things for you, my boy.” (“Henüz bir şeyini görmedim ama senin hakkında çok iyi şeyler duydum, evlat.”)

Claude artık Leone ailesinin getir götür işlerinde kullanılan vazgeçilmez adamlarından biri hâline gelmiştir. Bundan sonra Claude, Leone ailesinin lideri Salvatore Leone için çalışacaktır. Salvatore Leone sadece Leone ailesinin değil, şehrin en ünlü ve en korkulu mafya babasıdır. Bu demek oluyor ki, Claude artık şehrin en tehlikeli adamlarının arasına girmiştir. Belki Liberty City’nin en güçlü adamları sayesinde bir gün kendisine ihanet edenleri de bulabilir.


 

CHAPERONE

Salvatore, toplantıyı gerçekleştirdikten sonra malikânede Claude ile konuşmaktadır. Claude’u genç eşi Maria’yla tanıştıran Salvatore, Maria’nın evde oturmaktan sıkıldığını söyler ve Maria’nın biraz hava alıp eğlendirilmesini istemektedir. Maria, Claude’un Salvatore’nin yeni bir adamı olduğunu görünce Claude’u “Salvatore’nin köpeği” yerine koyarak ilk başta küçümser. Daha sonra Claude’a, uyuşturucu satıcısı arkadaşı Chico’dan birkaç uyuşturucu alması gerektiğini söyler ve kendisini Çin Mahallesi’nde gezinen arkadaşı Chico’ya bırakmasını ister. Claude, malikânenin garajından limuzini alarak Maria’yı Chico’ya götürür. Chico’ya geldiklerinde Maria, Chico’yla ayak üstü bir sohbet eder. Chico, Maria’ya Atlantic Quays’teki bir depoda uyuşturucu partisi düzenlendiğinin haberini verir. Maria, uyuşturucuları aldıktan sonra Claude’a Chico’nun bahsettiği partiye gitmek istediğini söyler.

Partiye geldiklerinde Maria, Claude’a arabanın içinde beklemesini, biraz eğlendikten sonra geleceğini söyler ve parti düzenlenmekte olan depoya girer. Claude ise arabada kalır. Ancak Liberty City Polis Teşkilatı, bu uyuşturucu partisinin haberini almıştır ve 5 dakika geçmeden partiyi polisler basar. Polisler ile partidekiler arasında çatışma yaşanır. Maria, partiden ayrılır ve Claude’a hemen buradan uzaklaşmaları gerektiğini söyler. Polisleri atlatıp malikâneye geldiklerinde Maria, Claude’a teşekkür eder ve ilk defa bir erkeğin kendisine bu kadar iyi davrandığını söyler, Claude’dan etkilenir. Tekrar görüşmek üzere Claude’u uğurlar.


 

TRIADS AND TRIBULATIONS

Claude, Toni’ye uğrar. Ancak Toni’nin işleri henüz bitmemiştir, Toni yine ortalıklarda değildir. Toni’nin annesi, Toni’nin bir not bıraktığını söyler. Toni notta Salvatore Leone’nin toplantı verdiği günde Triadların kendisine saldırdığı için Triadlarla daha hesabının bitmediğini, onlara bunun bedelini de ödeteceğini söyler. Toni, Triadların haracı ödeyip aralarındaki sorunun ortadan kalktığını düşünürken, Leone ailesinin toplantı gününde Triadların Toni’nin tüm bu yaptıklarına dayanamayıp Toni’yi ortadan kaldırmak istemeleri aralarındaki gerilimi yeniden büyütmüştür; Leone-Triad savaşını, daha doğrusu Toni-Triad savaşını yeniden körüklemiştir. Toni, notunda Triadlara yaşattığı şeylerden sonra Triadların çamaşırhane işini bırakıp balık işine yoğunlaştıklarını ve artık tüm işlerini balık fabrikalarında yürüttüklerini söyler. Claude’dan şehrin caddelerinde gezinen birkaç Triad temizlemesini isteyen Toni, daha sonra Triadların balık fabrikasına girip fabrikadaki Triadları da haklamasını ister.

Toni, Claude’a yardım amaçlı iki adamının da yanında geleceğini belirtir. Claude ilk olarak Triadların merkezi Çin Mahallesi’ne Toni’nin adamlarıyla birlikte yola çıkar. Birkaç Triad temizleyip ortalık adeta savaş alanına döndükten sonra ilerideki Triadların da ipini çeken Claude, daha sonra Callahan Point’teki Triadların balık fabrikasına gider. Ancak Triadlar fabrikaya kendilerinin dışında başka kimseyi almamaktadır. Claude’un içeriye sızması için kendisini bir Triad olarak göstermesi gerekmektedir. Bu yüzden Claude’un bir Triad kamyonuna ihtiyacı vardır. Çin Mahallesi’nin caddelerinde kolayca bir Triad kamyonu bulur ve hemen kamyonu ele geçirerek fabrikaya gider. Triadlar fabrikanın giriş kapısını açarak Claude’u içeriye alırlar. Ancak kısa bir süre sonra mevzuya uyanıp Claude’u tanırlar, Claude’a saldırmaya başlarlar. Claude kamyonla hepsini ezerek bu işi de halleder.


 

CUTTING THE GRASS

Claude, Salvatore Leone’ye uğrar. Salvatore, Kolombiyalı Kartel çetesinin uyuşturucu işine girdiğini, artık şehirde kendi SPANK’lerini üretip sattıklarını, ancak bu SPANK’leri nerede ürettiklerini kimsenin bilmediğini söyler. Ve çetenin Leone ailesi hakkında neredeyse her şeyden haberdar olduğunu söyleyen Salvatore, bu durumdan rahatsızdır. İçlerinden birisinin Kolombiyalılarla bağlantısı olup ailede olan bitenleri Kolombiyalılara anlattığını ve bu muhbirin de Luigi’nin kulübünde barmen olarak çalışan Kıvırcık Bob olduğunu düşünmektedir. Bob, kazandığından daha çok para elde ediyor, peki bu paranın mâdeni nereden geliyor? İşte bu sorunun peşinde olan Salvatore, Bob’ın kulüpteki işleri bittikten sonra her gün akşamüstü taksiyle evine gittiğini söyler. Claude’dan Bob’ı kulüpten ayrıldıktan sonra takip etmesini ve eğer tahmin ettiği gibi aileye ihanet eden o’ysa Bob’ı ortadan kaldırmasını ister.

Claude, Luigi’nin kulübüne gidip Bob’ın kulüpten ayrılmasını beklemeye başlar. Kulübün önünde bir taksi Bob için beklemektedir. Bir süre sonra Bob, kulüpten ayrılır ve taksiye biner. Claude taksiyi takip etmeye koyulur. Claude’un taksiyi uzaktan takip etmesi gerekmektedir, aksi takdirde Bob takip edildiğinin farkına varırsa her şey altüst olup muhbirin kim olduğunu öğrenme fırsatı kaçabilir. Claude, Bob’ı bir süre takip ettikten sonra taksi Atlantic Quays’teki limanda durur ve Bob taksiden inip limana doğru gider. Görüldüğü üzere Salvatore, Bob üzerinde şüphelenmekte haklıdır; hain, Bob’tır. Bob limana gelir ve derken beklenmedik iki isim görünür: Catalina ve Miguel… Claude’u bu intikam macerasına sürükleyen o iki kişi…

Miguel, Kolombiyalı Kartel çetesini Catalina’yla beraber yönetmeye başlamıştır. Claude vurulup polislere yakalandığı o günden sonra Catalina’yı ilk defa görmüş olur. Ancak şu an Catalina’dan hesap sorma vakti değildir, intikam için uygun bir vakit değildir. Şu anda amaç, Leone ailesini satan Kıvırcık Bob’tır. Bob, Kolombiyalıların kendisine verdiği SPANK’ler karşılığında Kolombiyalılara Leone ailesi hakkında bilgiler sızdırmakta ve Kolombiyalıların Leone ailesi hakkında her şeyi öğrenmesine olanak sağlamaktadır. Catalina ve Miguel, limandaki geminin önünde Bob’ı beklemektedir. Bob gelince Catalina, Bob’a takip edilip edilmediğini sorar, Bob ise “hayır” cevabını vererek Catalina ve Miguel’e Leone ailesi cephesindeki olan biteni anlatır, Salvatore’nin son günlerde iyice paranoyaklaştığını söyler. Catalina ise “Sende bu sadâkat olduktan sonra neden acaba” diyerek Bob’la alay eder ve duyacağını duyup, istediğini aldıktan sonra Bob’a SPANK’ini verip Miguel’le birlikte limandan ayrılır. Bob da mekândan ayrılmak üzeredir, ancak Claude gaza basar ve Bob’ı ezerek ortadan kaldırır. Claude mafya için çalıştığı sırada kendisini ölümle burun buruna getirmesine sebep olan eski sevgilisi Catalina ve onun işbirlikçisi Miguel ile karşılaşmıştı. Claude’un asıl hedefine bu kadar yaklaşması bir sürprizdi elbette, ama zamansızdı. Fakat Claude hiçbir zaman hiçbir şeyden vazgeçmeyen bir adam. Bugün intikamını alamadıysa yarın elbet alacak… Daha sonra Claude’a Toni’den bir mesaj gelir, Toni birkaç işi daha olduğunu ve Claude’a hemen kendisine uğraması gerektiğini söyler.


 

BLOW FISH

Claude, Toni’ye uğradığında Toni artık Triadlara son darbesini gerçekleştirmek üzere son planını devreye sokar. Bu planıyla Triadların artık tarihe gömüleceğini söyleyen Toni, onları en çok kâr elde ettikleri balık fabrikalarından vurağını söyler. Triadlar, fabrikadaki çöpler için her gün fabrikaya gelen çöp kamyonlarına fabrikanın kapılarını açmaktadır. Toni’nin planı ise bomba dolu bir çöp kamyonunu fabrikaya sokarak fabrikayı yerle bir etmektir. Toni, 8-Ball’ın bir çöp kamyonuna saatli bomba yerleştirdiğini söyler. Claude’un, kamyonu hemen fabrikaya bırakması gerekmektedir. Ancak Toni uyarır: bomba çok hassastır ve saatlidir, Claude’un dikkat etmesi gereklidir; kısa süre içerisinde kamyonu fabrikaya bırakmalıdır. Claude, 8-Ball’ın mekânından bomba takılı çöp kamyonunu alarak fabrikaya doğru yola çıkar. Fabrikaya geldiğinde Triadlar her zamanki gibi çöpçülerin çöpleri almaya geldiğini zannederek fabrikanın kapısını açarlar.

Claude, kamyonu fabrikanın gaz tüplerinin bulunduğu araya parkeder ve kamyondan çıkar. Triadlar, Claude’u tanır; tuzağa düştüklerinin farkına varırlar ve Claude’a ateş açmaya başlarlar. Ancak Triadlar için artık her şey çok geçtir. Claude oradan uzaklaşır ve birkaç saniye sonra bomba büyük bir şiddetle patlar, Triadların balık fabrikası havaya uçar ve Toni amacına ulaşır. Triadlara kolay kolay kendine gelemeyecekleri bir darbe vurmuştur. Triadların, Çin Mahallesi’ndeki çamaşırhanede Toni’yi tuzağa düşürmeleriyle başlayan Toni-Triad savaşı, Toni’nin Triadlara iyi bir ders vermesiyle son bulmuştur. Ancak bu savaştan zararlı çıkan Triadlar dışında biri daha vardır: o da Triadların düşmanlığını kazanan Claude…


 

BOMB DA BASE: ACT I

Claude, Salvatore Leone’ye uğrar. Salvatore; Kolombiyalıların, sattıkları SPANK’ler sayesinde çok para kazandıklarını söyler. Kıvırcık Bob’ın Catalina ve Miguel’den limandaki geminin önünde SPANK aldığına göre Kolombiyalıların, SPANK’leri o gemide imâl ettiklerini düşünür. Kolombiyalıların uyuşturucu işinden elde ettikleri kâr, Leone cephesini rahatsız etmektedir. Salvatore, Claude’dan SPANK üretilen gemiyi yok edip Kolombiyalıların uyuşturucu işini baltalamasını ister. Gemiyi patlatmak için bombaları 8-Ball’dan temin edebileceğini söyleyen Salvatore, Claude’a eğer bu işin altından başarıyla kalkarsa kendisini kendi adamlarından biri yapacağını, ve Claude’a ne isterse onun olacağını söyleyerek büyük bir vaatte bulunur.

Bu vaat, Claude’un bu şehirde ne kadar da büyük oynadığının belki de en büyük kanıtı. Claude bu işi hallettiği takdirde Salvatore Leone’nin adamlarından biri olacaktır, Leone ailesinin bir adamı. Koskoca bir mafya ailesinin bir mafya adamı… Ama Claude tabii ki bu işi Liberty City’nin en güçlü mafya babasının adamlarından biri olmak için değil, kendisi için; asıl hedefine ulaşmak için yapacak. Ancak bu ilerlemeyi de göz ardı etmemek gerek. Belki de mafya olunca güçlü eller altında, intikam için aradığı Catalina’yı da eliyle koymuş gibi bulmuş olacak.


 

BOMB DA BASE: ACT II

Claude, gemiyi ortadan kaldırmak üzere bombalar için 8-Ball’a uğrar. 8-Ball bu iş için birçok bombaya gerek olduğunu, bu yüzden bombaların masraflarını karşılamak için 100.000$’a ihtiyacı olduğunu söyler. Claude’a bu parayı bulup tekrar gelmesini söyleyen 8-Ball, eğer kendileriyle çalışmaya devam ederse bir gün bu paraların karşılığını sonuna kadar alacağını söyler. Claude, 8-Ball’un istediği parayı getirdikten sonra 8-Ball her şeyin hazır olduğunu söyleyerek Claude’a gemideki Kolombiyalıları temizlemesi için dürbünlü bir tüfek verir ve gemiye doğru yola çıkarlar. Gemiye geldiklerinde 8-Ball, Claude’a gemiden uzak, görüş açısı iyi olan bir yerde durmasını ve geminin içerisindeki Kolombiyalıları dürbünlü tüfekle tek tek indirmesini söyler. 8-Ball’un gemiye girip bombayı yerleştirebilmesi için ilk önce gemideki Kolombiyalılardan kurtulması gereklidir.

Claude, geminin karşısındaki binanın çatısına çıkar. Gemi, Kolombiyalılarla doludur; hepsini haklamak pek kolay olmayacaktır. İlk olarak geminin girişindeki Kolombiyalıları gözüne kestiren Claude, tüfeği ateşler ve ortalık karışır. 8-Ball ilk ateş sesini duyar duymaz gemiye dalar. Claude, 8-Ball’a dikkat etmelidir, zirâ gemi Kolombiyalılarla doludur ve 8-Ball’un yiyeceği her kurşun onu delik deşik etmeye yetecektir. Claude, gemideki gaz varillerine ateş ederek kısa yoldan birkaçını temizler. Diğerlerini de seri bir şekilde hakladıktan sonra 8-Ball geminin içerisine ulaşır ve bombayı yerleştirerek aktif hâle getirir.

Bomba kurulduktan sonra 8-Ball gemiden hızlıca kaçar. Ancak 8-Ball daha gemiden ayrılmadan bomba patlamaya başlar. Bir süre sonra gemiyi terkeder ve hemen ardından gemi havaya uçar. Kolombiyalılar, SPANK’lerine veda etmek zorunda kalır; gemi, Liberty City’nin soğuk sularına gömülür. Sessiz kahramanımız bu işi de halletmiştir ve geriye Salvatore Leone’nin verdiği söz kalmıştır. Salvatore sözünde durursa Claude artık Leone ailesinin önde gelen isimlerinden biri olacaktır. Şehrin en güçlü ailesinin adamlarından biri…


 

LAST REQUESTS

Salvatore, Claude’a övgüler yağdırır. Claude ile gurur duyduğunu söyleyen Salvatore, Claude’u Leone ailesinin yeni adamı ilân eder. Ancak bunu kutlamadan önce son bir işi daha olduğunu söyler. Salvatore, Luigi’nin kulübünün yakınlarındaki bir ara sokakta bir araba olduğunu ve bu arabanın içinde önemli evraklar olduğunu söyler. Bu evrakların, polisler ele geçirmeden yok edilmesi gerektiğini söyleyen Salvatore, Claude’dan arabayı araba mezarlığına götürüp içindeki evraklarla birlikte imha etmesini ister. Claude arabaya doğru yola çıkar. Geldiğinde arabayı görür ve tam binmek üzereyken Salvatore’nin eşi Maria’dan bir mesaj gelir. Mesajda o arabanın bir tuzak olduğunu ve sakın binmemesini söyleyen Maria, Callahan Point’teki iskelede buluşmaları gerektiğini söyler. Ne olduğunu anlamayan Claude, arabaya binmez; Maria’nın söylediği yere gider. Maria; Salvatore’nin, kendisine ihanet ettiklerini düşündüğünü ve Kolombiyalıların son olaydan sonra Salvatore’yi zor durumda bıraktıklarını, Salvatore de buna karşılık Kolombiyalılara Claude’u önerdiğini söyler. Yani Salvatore, Claude’u ortadan kaldırarak Kolombiyalılarla barış ilân edecekti. O araba bomba doluydu, Claude’a kurulmuş bir tuzaktı.

Ayrıca Salvatore; Claude ile Maria’nın arasında bir şey olduğunu, Maria’nın kendisini aldattığını düşünmüştür. Maria’nın ‘ihanet’ten kastı budur. İşin içine bu düşünce de eklenince Salvatore’nin Claude’u ortadan kaldırma isteği katbekat artar. Claude, Maria tarafından uyarılmasaydı Salvatore’nin hain tuzağına düşecekti. O arabaya binmiş olsaydı şimdi çoktan öbür tarafı boylamıştı. Sonuç itibariyle Claude, bu şehirde ikinci kez ihanete uğramış oldu. Güvendiği, şehrin en güçlü mafya babası onu başından atmaya çalıştı. Salvatore’nin Claude’a vaadettiği Leone ailesinin adamlarından biri olma sözü de böylece yalan olmuş oldu. Salvatore; Claude ile Maria hakkında şüphelenmekte haksızdı, aralarında bir şey yoktu. Fakat bundan sonra artık her şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin; Maria pek farkında olmasa da Claude’a âşık olmuştur, ve bu yüzden onu Salvatore’nin tuzağından kurtarmak istedi. Fakat Claude duygusuz ve sadece kendini düşünen bir adam. Maria’nın farkında bile değil…

Maria buluştukları yerde Claude’u yakın arkadaşı Asuka ile tanıştırır. Asuka, Japon mafyası Yakuza’nın lideridir ve Staunton adasında ikâmet etmektedir. Asuka; Claude ve Maria’ya buranın artık güvenli olmadığını, Staunton adasında kalmalarının kendileri adına daha iyi olacağını söyler. Claude, iskeledeki tekneye Maria ve Asuka’yla binerek Staunton adasına doğru sürer. Staunton adasına geldiklerinde tekneyi Asuka’nın evinin iskelesinde durdurur. Asuka, Claude’a Belleville Park kenarlarında saklanabilecek bir yer bildiğini ve şimdilik orada kalmasını, Salvatore’den intikam almak için kendisini hazır hissettiği zaman uğramasını söyler. Maria ise Asuka’yla biraz işler hakkında konuşaklarını söyler ve Claude’u uğurlar.


 

SAYONARA SALVATORE

Asuka, Claude’un Leone ailesiyle artık bağlantısını kesme vaktinin geldiğini söyler; Claude’dan Salvatore Leone’yi öldürüp intikamını almasını istemektedir. Claude kendisine tuzak kuran patronuna dersini verecektir. Şehrin en korkulu, en güçlü mafya babasını ortadan kaldıracaktır. Asuka, Salvatore’nin Luigi’nin kulübünde olduğunu ve kulüpten üç saat içinde ayrılacağını söyler. Portland adasına geri dönüp Salvatore’yi öldürmesini isteyen Asuka, Claude’a belki de en tehlikeli işlerden birini verir.

Claude, Luigi’nin kulübüne doğru yola çıkar. Bir süre sonra kulübe gelen Claude, kulübün karşısındaki binanın çatısına çıkar. Dürbünlü tüfeğinini çıkarır ve Salvatore Leone’nin kulüpten ayrılmasını beklemeye başlar. Birkaç saat sonra kulüpten ilk olarak Salvatore’nin adamları görünür ve hemen ardından da Salvatore kulüpten çıkar. Claude, Salvatore’ye nişan alır ve tetiği çekerek Salvatore’yi öbür tarafa gönderir. Böylelikle, Liberty City’deki macerasında belki de en büyük adımını atmış olur. Şehrin en güçlü ailesinin mafya babasını hiç düşünmeden öldürerek kimseden korkmadığını gösterir. Leone ailesiyle bağlarını keserek ve Staunton adasına taşınarak yeni bir sayfa açar. Ancak önceleri tek sığınağı olan Leone ailesinin düşmanlığını kazanarak da başına aldığı büyük bir belâyı beraberinde getirir.


 

UNDER SURVEILLANCE

Asuka, Claude’u Salvatore’yi öldürdüğü için tebrik eder; Claude, Asuka’nın gözüne girmeyi başarır. Asuka, Claude’u kardeşi Kenji ile tanıştırır. Kenji, Yakuza çetesinin bir diğer lideridir, çeteyi ablası Asuka’yla birlikte yönetmektedir. Aynı zamanda Torrington’da bir kumarhane işleten Kenji, Claude’a daha sonra kumarhanesine uğramasını, halledilmesi gereken işlerinin olduğunu söyler ve oradan ayrılır. Asuka, Salvatore Leone’nin ölümünden sonra Leone ailesinin, kendilerinin Staunton adasında kaldıklarını öğrendiğini ve patronlarının katillerini bulup bunun öcünü almak için belirli yerlere adamlar gönderdiğini söyler. Leoneler, Claude’un Yakuza çetesiyle işbirliğine geçtiğini öğrenince Claude’u bulmak için Yakuzaların bulunduğu ilgili yerleri kuşatmıştır.

Claude belki de hayatı boyunca görmemiş belâlara Liberty City’de bulaşmış durumdadır. En büyük mafya ailesi artık peşindedir. İlk adamlar Belleville Park’tadır. Belleville Park’a doğru yola çıkan Claude, parktaki iki adamı da haklar. İkinci adamlar Bedfort Point’te bir aracın içindedir. Bedford Point’e geldiğinde aracı patlatıp aracı içindeki adamlarla birlikte yok eden Claude, son adamlara doğru yola çıkar. Sonuncular, Torrington’daki Kenji’nin kumarhanesinin karşısında bulunan binanın balkonunda ve çatı katındadır. Claude, kumarhaneye gider. Kumarhanenin üst katına çıkarak binadaki adamları dürbünlü tüfekle tek tek temizler ve Salvatore Leone’nin intikamını almak için gelen Leoneleri ortadan kaldırır, tehlike geçmiş olur.


 

PAPARAZZI PURGE

Asuka ve Maria ortalıklarda değildir, ancak Asuka bir not bırakmıştır. Asuka notta Maria’yla kısa bir tatile çıktıklarını söyler. Ve Claude’un halletmesi gereken işi açıklar: son günlerde bir muhabirin kendilerini takip edip görüntülediğini ve muhabirin olan her şeyden haberi olduğunu söyleyen Asuka, bu durumdan rahatsız olduğunu dile getirir. Asuka şu anda muhabirin yine kıyıda olduğunu, kendilerini yine takibe aldığını düşünür ve Claude’dan iskeledeki polis teknesini çalarak bu muhabiri ortadan kaldırmasını ister.

Claude kıyıya baktığında denizin ileri açıklarında muhabirin orada olduğunu görür. Yan iskeleden polis teknesini çalan Claude, muhabirin teknesine doğru yola çıkar. Muhabir, polis teknesini görünce kaçmaya başlar. Claude ise polis teknesinin makineli tüfeğiyle muhabirin teknesine ateş açar. Muhabir, Portland adasına kadar kaçmayı başarır. Ancak tekne, Claude’un açtığı ateşe daha fazla dayanamaz, alev almaya başlar ve patlar; muhabir öbür tarafı boylar.


 

PAYDAY FOR RAY

Asuka kendileri için çalışan polis memuru Ray’yin son yaptığı iyiliğinin karşılığı olan parayı kendisine iletmesi gerektiğini söyler, ancak bu polisin yeri tam olarak belli değildir. Asuka, Claude’dan Ray’yi bulmak için Torrington’daki çalan telefona cevap vermesini ve telefonda söylenen talimatları uygulamasını ister, fakat zaman kısıtlıdır. Claude hemen Torrington’daki telefona doğru yola çıkar. Geldiğinde telefonu açar; telefonda Ray, Belleville Park’ın batı tarafındaki telefona cevap vermesini söyler. Claude, Belleville Park’taki telefona gider. Telefona baktığında; Ray, Liberty Kampüsü’ndeki telefona cevap vermesini söyler. Liberty Kampüsü’ndeki telefona giden Claude, telefonu açar. Ray bu sefer Bellevile Park’ın güney tarafındaki telefona cevap vermesini söyler. Claude, Belleville Park’taki telefona baktığında son olarak Ray, Belleville Park’ın içindeki tuvalete gelmesini söyler.

Claude, parktaki tuvalete gider ve Asuka’nın söylediği polis Ray’yi bulur. Ray, mesleğini kötü yönde kullanan suçlu bir polis memurudur. Bu yüzden şehirde FBI tarafından aranmakta ancak Ray, FBI’ya teslim olmamak için Belleville Park’ın tuvaletinde saklanmaktadır. Kimselere yakalanmadan nerede saklandığını belirtmek için bu numaraya başvuran Ray, Asuka’nın kendisine gönderdiği parayı alır ve Claude’a daha sonra buraya tekrar uğramasını, hallettirmesi gereken birkaç işi olduğunu söyler.


 

TWO-FACED TANNER

Asuka yine ortalıklarda görünmez ancak bir not daha bırakmıştır. Notta, Maria’yla alışverişe çıktığını söyleyen Asuka, şoförlerinden birinin gizli bir polis olduğunu öğrendiklerini söyler. Tanner adındaki bu polisin, kendisini şoför gibi gösterip Yakuza çetesindeki olan biteni öğrenmeye çalıştığını belirten Asuka, Tanner’ın ortadan kaldırılmasını istemektedir. Tanner, Kenji’nin kumarhanesindedir ve kısa süre içinde oradan ayrılacaktır.

Claude, kumaraneye geldiğinde Tanner’ın kumarhaneden ayrıldığını görür, arabasıyla kumarhaneden uzaklaşmaktadır. Claude, Tanner’ı takip etmeye başlar ve arabanın içinden Tanner’a ateş açar. Tanner’a düzenlenen suikastı fark eden polis teşkilatı, Claude’un peşine düşer. Bir süre sonra saldırı sonucu Tanner’ın arabası kullanılamaz hâle gelir. Tanner ise canını kurtarmak için arabadan çıkıp kaçmaya başlar ancak Claude, Tanner’ı ezerek Tanner’ı da Liberty City’nin nüfusundan siler.


 

KANBU BUST-OUT

Claude, Asuka’nın kardeşi Kenji’ye uğrar. Kenji, Yakuza çetesinin önde gelen isimlerinden biri olan Kanbu’nun, cezaevinde yattığını ve yarın mahkemede duruşması olduğunu söyler. Çetenin Kanbu’ya ihtiyacı olduğunu söyleyen Kenji, Claude’dan Kanbu’yu cezaevinden kaçırmasını ve Bedfort Point’teki dojo’ya bırakmasını ister. Claude’un cezaevine sızması için öncelikle bir polis arabasına ihtiyacı vardır. Claude, kumbarhanenin hemen ilerisindeki polis merkezinden bir polis arabası çalarak Newport’taki bomba garajından arabaya bomba yükletir. Claude böylece Kanbu’nun bulunduğu cezaevinin duvarlarını bombayla yıkarak Kanbu’yu özgürlüğüne kavuşturacaktır.

Claude, polis arabasına bomba yükletip cezaevine geldiğinde Kanbu’nun bulunduğu hücrenin önüne bomba dolu polis aracını park eder ve bombayı aktif hâle getirerek arabadan uzaklaşır. Bomba patladığında hücrenin duvarları yıkılır, Kanbu hücreden kaçar. Olayı fark eden polis teşkilatı, peşlerine takılır. Kanbu’yla beraber orada buldukları bir polis aracına binen Claude, bomba yüklediği garajın hemen yanındaki araç boyama garajına doğru yola çıkar. Yolda normal bir araba bulduktan sonra Kanbu ile birlikte o arabaya biner ve araç boyama garajında arabayı boyatarak polisleri atlatır. Ardından Kanbu’yu Bedfort Point’teki dojo’ya bırakır.


 

GRAND THEFT AUTO

Kenji yakın bir arkadaşının kendisine bir iyilik yaptığını ve bu iyiliği karşılıksız bırakmak istemediğini söyler. Arkadaşı, bu iyiliğin karşılığı olarak Kenji’den koleksiyonuna katmak için belirli yerlerde bulunan spor arabaları garajına bırakmasını istemiştir. Kenji bu iş için Claude’u uygun görür ve Claude’a arabaların listesini vererek listedeki arabaları Newport’taki garaja bırakmasını ister. Arabalar üç tanedir: biri Bedfort Point’te, biri Rockford’ta ve diğeri de Aspatria’dadır. Ancak Claude’un acele etmesi gerekmektedir. Ayrıca dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise tüm arabaları garaja götürürken araca hasar vermemelidir, aksi takdirde arabaya herhangi bir hasar geldiğinde arabayı araç boyama garajında tamir ettirmek zorunda kalacaktır.

Claude hızlı bir şekilde Bedfort Point’te bulunan, Liberty Tree gazete binasının otorparkındaki ilk arabaya (Stinger) doğru yola çıkar. Arabayı çaldıktan sonra hızlı ve dikkatli bir şekilde Newport’taki garaja sürer ve garaja park eder. Daha sonra Rockford’taki hastanenin otoparkında bulunan ikinci arabaya (Cheetah) doğru yola çıkar. Otoparka geldiğinde arabayı aldıktan sonra tekrar garaja süren Claude, arabayı garaja bırakır ve Aspatria’da stadyumun karşısındaki otoparkta bulunan sonuncu arabaya (Infernus) doğru yola çıkar. Son arabayı da çalan Claude, son kez garaja sürer ve arabayı garaja bırakır, işi halleder.


 

DEAL STEAL

Kenji, Kolombiyalıların artık Yakuzaları hiçe saydıklarını ve Yakuza çetesini çökertmek için Yardielerle plan yaptıklarını söyler. Kolombiyalılar ile Yardielerin bu anlaşmasının bozulması gereklidir. Anlaşma, Rockford’taki hastanenin bahçesinde gerçekleşecektir. Kenji, Claude’dan bir Yardie arabası bulup Kolombiyalıların bulunduğu hastaneye Yardielerden önce gitmesini ve kendisini bir Yardie olarak gösterip hastanedeki Kolombiyalıları temizlesini ister. Böylece Kolombiya-Yardie anlaşması bozulacak ve iki dost çete birbirine düşman olacaktır. Kenji, Claude’a şehrin kuzey taraflarındaki caddelerde Yardie arabası bulabileceğini söyler ve Yardie arabası bulduktan sonra Aspatria’dan yardım amaçlı bekleyen adamını alıp hastanedeki Kolombiyalıları ortadan kaldırmasını ister.

Claude, şehrin kuzey tarafına; Newport’a gider ve caddelerde Yardie arabası aramaya başlar. Bir süre sonra bir Yardie arabası bulup çaldıktan sonra Aspatria’dan Kenji’nin adamını alır ve Rockford’taki hastaneye doğru yola çıkar. Hastaneye geldiğinde bahçede Kolombiyalıların, Yardieleri beklemekte olduğunu görür. Claude kornaya basar ve bir Kolombiyalı, Yardielerin geldiğini düşünerek arabaya yaklaşır. Claude tam arabanın içinden ateş açarak Kolombiyalıları haklayacakken Kenji’nin adamı arabadan çıkarak Kolombiyalılara saldırır. Kolombiyalılar, Yakuza adamını görünce bunun bir Yakuza tuzağı olduğunu anlar, plan bozulur ve çatışma başlar. Claude, Kolombiyalıları temizleyip Kolombiyalıların bahçedeki iki arabasını da yok ettikten sonra Kolombiyalıların evraklarını alarak kumarhaneye geri döner ve evrakları Kenji’ye teslim eder.


 

SHIMA

Kenji, Yakuza çetesinin para karşılığı korumalık yaptığını ve Claude’dan korumalığın karşılığı olan ücreti korumalık yaptıkları kişilerden toplamasını ister. Claude ilk olarak Torrington’a doğru yola çıkar. Bırakılan parayı aldıktan sonra Bedfort Point’teki dükkândan ikinci parayı almaya gider. Ancak Yakuza çetesinin düşmanlarından biri olan Diablo çetesinin bir üyesinin paraya el koyduğunu görür, Diablolu parayı kaptırmamak için Claude’a ateş açar. Claude zorlanmadan Diabloyu hallederek parayı alır ve son parayı almak üzere Belleville Park’taki bara doğru yola çıkar.

 

Claude parayı almak için bara gelir ancak bar sahibi sinirlidir, parayı veremeyeceğini açıklar; birkaç Diablo çete üyesinin barı bastığını ve tüm paraları alıp gittiklerini söyler. Diablolar, Yakuzaları zora sokmak için tüm fırsatları kullanarak ellerinden geleni yapmaktadır. Parayı çalan Diablolar, Portland adası/Hepburn Heights’tadır. Claude, Portland adasına giderek Diablolardan parayı geri almak üzere yola çıkar. Geldiğinde Diabloların kendi aralarında takıldıklarını görür. Kısa bir çatışmadan sonra Diabloları haklayan Claude, parayı alır ve Staunton adasına geri dönerek paraları Kenji’ye teslim eder.

 


 

SMACK DOWN

Kenji sinirlidir, Claude’u sert bir şekilde azarlar. Aralarını bozmasını istediği Kolombiyalılar ile Yardielerin düşman olduğunu ancak aralarındaki meseleyi çözmeye başladıklarını, yavaş yavaş barış ilân etmeye doğru gittiklerini ve Yardielerin sokaklarda sosis satar gibi SPANK sattığını, bu işin içinde Kolombiyalıların da olduğunu söyler. Kenji, Claude’a Kolombiyalılar ile Yardieleri birbirlerine düşman etmeyi başaramadığını, bir işi beceremediğini ama kendisine son bir şans daha vereceğini söyleyerek sokaklarda SPANK satan Yardieleri ortadan kaldırmasını ister.

Claude en az sekiz Yardie öldürmelidir; Kenji, sekizden aşağısını kabul etmemektedir. Claude eğer sekizden fazla Yardie öldürürse Kenji’den işinin karşılığı olan paranın daha fazlasını alacaktır. Ancak acele etmelidir, Yardieler ellerindeki SPANK’leri sattıktan sonra gözden kaybolmaktadır. Claude, sokaklarda SPANK satan Yardieleri bulup hepsini temizlemeye başlar. Birkaç Yardie öldürdükten sonra Yardieler saldırıyı fark eder ve Claude’a ateş açmaya başlarlar. Bir süre sonra Claude yeterince Yardie haklar ve işi halleder.


 

SILENCE THE SNEAK

Claude, Asuka aracılığıyla tanıştığı, Belleville Park’ın tuvaletinde saklanan eski polis memuru Ray’ye uğrar. Ray, eski polis arkadaşı Leon McAffrey’le beraber çalıştığı günlerde işledikleri suçları, McAffrey’nin birilerine anlatmasından ve kendisini ele verip deşifre etmesinden korkmaktadır. McAffrey’nin kendisini sattığını düşünen Ray, Newport’ta WitSec binasının arkasındaki evde McAffrey’nin, polis arkadaşlarının yardımıyla saklandığını söyler ve Claude’dan McAffrey’yi daha fazla kimseye bir şey anlatmadan öldürmesini ister.

Claude, Newport’taki McAffrey’nin saklandığı eve geldiğinde evin penceresinin açık olduğunu görür. El bombasını çıkaran Claude, pencereden içeriye bombayı fırlatır. Bomba patlar ve ev alev almaya başlar. McAffrey evden dışarı kendisini zor atarak arabasıyla kaçmaya başlar. McAffrey’nin yandaşları ise Claude’a ateş açarlar. Claude, McAffrey’nin arabasına pompalı tüfekle birkaç el ateş eder, araba alev almaya başlar ve patlar; McAffrey öbür tarafı boylar.


 

ARMS SHORTAGE

Ray, silah işleriyle uğraşan ve ordudan eski bir dostu olan Phil Cassidy’yi Kolombiyalıların rahat bırakmadığını söyler. Kolombiyalıların her gün Phil’e uğradığını ve bugün yine uğrayacaklarını söyleyen Ray, Claude’a Rockford’taki mekânında tek başına yaşayan Phil’in yanına gidip onu Kolombiyalılardan korumasını ister. Claude, Phil’in Rockford’taki mekânına gittiğinde Phil, Kolombiyalıların her an mekâna gelebileceklerini söyler ve Claude’a Kolombiyalıları temizlemesi için birkaç silah verir.

Kolombiyalıları beklemeye başlayan Claude ve Phil hazırdır. Birkaç dakika sonra Kolombiyalılar mekâna gelir ve Claude ile Phil, Kolombiyalılara ateş açar, çatışma başlar. Kolombiyalılar çoktur ve her yönden saldırırlar, ancak Claude için bu sorun olmaz. Claude ve Phil tüm Kolombiyalıları temizler, Kolombiyalılar dersini alır. Phil, Claude’a yardımı için teşekkür eder. Claude’a bu iyiliğinin karşılığı olarak mekânından ucuza silah temin edebileceğini söyler.


 

EVIDENCE DASH

Ray, şehrin önemli adamlarından bir arkadaşının “morg partisi”nde çekilmiş olan özel fotoğraflarının bazı kişiler tarafından şantaj olarak kullanıldığını söyler ve bu fotoğrafların şantajcılardan alınıp yok edilmesini ister. Fotoğraflar 6 adettir ve caddelerde dolanmakta olan bir arabanın içindedir. Claude arabaya doğru yola çıkar. Arabayı bulur ve çarparak arabanın içindeki fotoğrafları düşürmeye çalışır. Arabaya çarpar, arabadaki ilk fotoğrafı düşürür. Ancak Claude’un arabaya saldırdığını gören polisler, Claude’un peşine takılır. Claude, düşen fotoğrafı alarak arabadaki diğer fotoğrafları düşürmeye devam eder.

Geriye kalan beş fotoğrafı da düşürüp toplayan Claude, fotoğrafları kendi arabasına atar ve arabasını içindeki fotoğraflarla birlikte ateşe vererek yok eder, işi halleder. Claude, fotoğraflarını yok edip iyilik yaptığı ve Ray’yin bahsettiği şehrin önemli adamlarından biri olan bu adam, şehrin en tanınan işadamlarından Donald Love’dır. Donald Love zengin bir işadamıdır ve kendisine ait olan Liberty Tree gazete binasında yaşamaktadır. Ray, Claude’a Donald Love’ın halledilmesi gereken işlerinin olduğunu ve daha sonra Love’a uğrarsa kendisinden birkaç iş alabileceğini söyler.


 

GONE FISHING

Ray, bir ortağının kendisini kazıkladığını düşünmektedir. Onu ortadan kaldırmak isteyen Ray, ortağının her gece Portland Rock civarlarında teknesiyle balığa çıktığını ve onun artık balık avlamasını değil, balıklara yem olmasını istediğini söyler. Claude, Portland adasına giderek Callahan Point iskelesinden bir polis teknesi çalarak Ray’yin ortağına doğru yola çıkar.

Geldiğinde adamın balık avladığını görür. Adam, polis teknesini görünce kaçmaya başlar. Claude, polis teknesinin makineli tüfeğiyle adamın teknesine ateş açar. Adam ise teknesindeki balık avlamak için kullandığı bomba dolu varilleri teknenin arkasından fırlatarak Claude’u engellemeye çalışır. Bir süre sonra Claude’un çabaları sonucu tekne hasar görür ve adam Portland Kumsalı’nda tekneden inerek kaçmaya başlar. Ancak Claude, adamı yakalayarak fişini çeker.


 

PLASTER BLASTER

Ray sinirlidir; Claude’a öfke püskürür, hakaretler yağdırır. Daha önceden öldürmesini istediği eski polis arkadaşı Leon McAffrey’nin ölmemiş olduğunu öğrendiğini söyler. McAffrey, Claude’a rağmen ayakta kalabilmiştir, ölmeyip sadece yaralanmıştır. Ve bugün McAffrey taburcu olup Rockford’taki hastaneden ambulansla polis merkezine götürülecektir. Belki de McAffrey, Ray hakkındaki her şeyi polis merkezinde anlatıp Ray’yi ele verecektir.

Claude, McAffrey’yi bu sefer “gerçekten” öldürmek için hastaneden ayrılmak üzere olan McAffrey’yi taşıyan ambulansa doğru yola çıkar. Hastaneye geldiğinde ambulansın yola çıktığını görür. Claude ambulansa çarparak ambulansın içindeki McAffrey’ye hasar verecektir, ancak ambulansın yanına yaklaştığı anda McAffrey’nin polis arkadaşları Claude’u tanır ve Claude’u durdurmaya çalışırlar. Claude ambulansa çarpmaya devam eder. Birkaç defa daha ambulansa çarptıktan sonra McAffrey, ambulanstan düşer. Ancak adeta dokuz canlı olan McAffrey hâlâ yaşamaktadır. Bunu gören Claude ise arabayla McAffrey’nin üstünden geçip ezer ve McAffrey’yi ebediyen öbür tarafa göndermiş olur.


 

LIBERATOR

Claude daha önceden bazı fotoğraflarını yok edip iyilik yaptığı Donald Love’a uğrar. Donald Love ilk olarak Claude’a yaptığı iyilik için teşekkür eder. Love; Kolombiyalıların, kendisinden fidye koparabilmek için kaçırdıkları iş ortağı Old Oriental Gentleman’ı Kolombiyalıların elinden kurtarmayı planlamaktadır. Oriental Gentleman, hikâyenin ilk başında cezaevine gönderilmek üzere Claude’un da içinde bulunduğu bir polis aracındaydı ancak Kolombiyalılar tarafından araçtan kaçırılmıştı. Ve Kolombiyalıların, Oriental Gentleman’ı kaçırmasıyla birlikte Claude’a fırsat doğup Claude da araçtan kaçarak özgürlüğüne kavuşmuştu. Şimdi ise özgürlüğüne kavuşma sırası bir zamanlar aynı kaderi paylaştığı Old Oriental Gentleman’da… Oriental Gentleman, Aspatria’daki Kolombiyalıların mekânında rehin tutulmaktadır. Claude’un mekâna sızabilmesi için bir Kolombiyalı Kartel aracına ihtiyacı vardır. Şehrin kuzeyi Fort Staunton’da Kartel arabası aramaya başlayan Claude, bir süre sonra bir Kartel arabası bulur ve Aspatria’daki Kolombiyalıların mekânına doğru yola çıkar.

Mekâna geldiğinde; Kolombiyalılar, Kartel arabasını görünce Claude’u kendi adamlarından biri sanarak kapıyı açarlar. Ancak sonradan Claude’u tanır ve arabayı ateş yağmuruna tutarlar. Claude girişteki Kolombiyalıları hallettikten sonra diğerlerini de temizlemeye başlar. Hepsini hakladıktan sonra sıra Oriental Gentleman’ın nerede rehin tutulduğunu öğrenmeye gelmiştir. Claude mekândaki depoları tek tek kontrol etmeye başlar ancak bazı depoların içinde Kolombiyalılar pusu kurmuş beklemektedir ve Claude’u gördükleri anda ateş açmaya başlarlar. Claude teker teker depodaki Kolombiyalıları da temizledikten sonra son depoya bakar ve Oriental Gentleman’ın orada olduğunu görür. Ancak Gentleman’ın yanında bir Kolombiyalı vardır. Claude, o Kolombiyalının da hakkından geldikten sonra Oriental Gentleman ile beraber Donald Love’a döner ve Gentleman’ı Love’a bırakır. Claude, Liberty City’deki ilk serüveninde kendisini özgürlüğe kavuşturmasına sebebiyet olan Gentleman’ı Kolombiyalıların elinden kurtarmış olur.


 

WAKA-GASHIRA WIPEOUT!

Love, bir çete savaşından daha iyi hiçbir şeyin emlak fiyatlarını düşüremediğini söyler. Çete savaşı yaratıp emlak fiyatlarını düşürmeyi planlayan Love, Kolombiyalılar ile Yakuzaların düşman olduklarını öğrendiğini söyler. Donald Love bu fırsattan istifade Kolombiyalılar ile Yakuzaların arasını daha çok kızıştırmayı planlamaktadır. Böylece çete savaşları körüklenip emlak fiyatları düşecek ve çete savaşı olmayan yerlerde rant yükselip Love’ın işleri yoluna girecektir. Love, Claude’dan bir zamanlar kendisi için çalıştığı, Yakuza çetesinin lideri ve Asuka’nın kardeşi Kenji’yi öldürmesini istemektedir. Ancak bu işlemi bir “Kolombiyalı” olarak yapması gereklidir; Claude bir Kartel arabası çalıp arabayla Kenji’yi ezerek öldürecektir. Böylece Yakuzalar, patronlarının ölümünü Kolombiyalılardan bilecek ve Kolombiya-Yakuza çetesi arasındaki gerilim büyüyecektir. Kenji, Newport’taki katlı otoparkta bir Yakuza toplantısına katılmaktadır. Claude bir Kartel arabası bularak Kenji’yi otoparkta ezerek öldürmelidir. Şehrin kuzeyi Fort Staunton caddelerinde tekrar bir Kartel arabası aramaya başlayan Claude, Kartel arabası bulduktan sonra toplantının düzenleneceği otoparka doğru yola çıkar.

Claude arabaya dikkat etmelidir, arabaya herhangi bir hasar gelip arabanın kapısı kırılırsa Yakuzalar, Claude’u tanıyacak ve Claude’un Kolombiyalı olmadığını anlayacaklardır. Bu da tüm planların altüst olması demektir. Claude, otoparka geldiğinde otoparkın en üst katına çıkar ve Kenji’nin orada olduğunu görür. Ancak Kenji’nin çevresi Yakuza adamlarıyla doludur. Claude gaza hızlıca basarak Kenji’nin üzerine doğru sürer. Yakuzalar ise Kartel arabasını görünce ateş açmaya başlarlar. Claude, Kenji’nin üzerinden geçip ezer ve Kenji’yi öbür tarafa postalar. Ancak polisler bu suikastın haberini alır ve Claude’un peşine takılırlar. Claude, Kenji’yi hakladıktan sonra otoparkın rampasından atlayarak mekândan uzaklaşır, Newport’tan ayrılır ve Kartel arabasını yolda bırakır. İzini kaybettirmek için arabayı ateşe verip patlatır. Claude daha önceleri kendisi için çalıştığı Yakuza çetesinin lideri Kenji’yi gözünü kırpmadan öldürmüştür, ancak Yakuzalar artık bu suikastı Kolombiyalılardan bilmektedir. Asıl merak konusu olan ise Yakuza’nın diğer lideri ve aynı zamanda Kenji’nin kardeşi Asuka’nın yapacaklarıdır.


 

A DROP IN THE OCEAN

Love, Oriental Gentleman ile birlikte uzak doğu sporu yapmaktadır. Claude geldiğinde spora arar verirler ve Love, Claude’a halletmesi gereken işi açıklar: havaalanına bir uçak inecektir ve bu uçak, havaalanına giderken Portland adasının kıyısına polisler için -muhtemelen uyuşturucu dolu- 6 tane paket bırakacaktır. Claude’un, bu paketleri polisler almadan kendisinin toplaması gerekmektedir. Uçak, iki saat içinde kıyıya yanaşıp paketleri bırakacaktır. Claude hızlıca Portland adasına gidip Callahan Point’teki iskeleden -veya zamandan kazanmak için Newport’taki iskeleden- bir tekne çalar ve uçağın paketleri bırakacağı kıyıya doğru yola çıkar.

Uçak ilk paketi denize fırlatır. Claude, polislerden önce davranarak paketi alır ancak polisler kendilerinin alacağı paketi Claude’un aldığını görünce Claude’un peşine düşer, Claude’dan paketi almaya çalışırlar. Daha sonra uçak ikinci paketi de denize atar, Claude onu da aldıktan sonra tüm polis teşkilatı Claude’un peşine düşer. Claude uçağın denize attığı diğer paketleri de topladıktan sonra tekneyi Staunton adasının iskelesinde durdurur ve paketleri Donald Love’a teslim eder.


 

MARKED MAN

Claude daha sonra Ray’ye geri döndüğünde Ray, CIA’yin kendisinin yerini tespit ettiğini, Belleville Park’ın tuvaletinde saklandığını öğrendiklerini söyler. Artık buranın da güvenli olmadığını söyleyen Ray, buradan kaçmasının gerektiğini söyler. Ray artık son çareyi şehirden kaçmakta bulur. Ray’yin, havaalanına bırakılması gerekmektedir. Böylece Ray, şehir dışına çıkıp Liberty City’den kaçacak, FBI ve CIA’ye izini kaybettirip yeni bir hayata başlayacaktır. Ancak bu çok da kolay olmayacaktır; CIA, Ray’yin diğer adalara kaçabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak şehrin tüm köprülerini gözetim altında tutmakta ve Ray’yi bulmak için seferber olmuş durumdadır. Ray’yin uçağının kalkmasına ise üç saat kalmıştır. Claude’un, Ray’yi Shoreside Vale adasındaki Uluslararası Francis Havaalanı’na bırakması gerekiyordur ancak havaalanının bulunduğu adaya geçmek için herhangi bir köprüyü kullanmaması gerekir; Rockford’taki tüneli kullanarak havaalanına gidecektir. Aksi takdirde CIA’ye yakalanabilirler.

Claude, Ray’le beraber hızlıca Rockford’taki tünele doğru yola çıkar. Tünele girdiklerinde Shroside Vale adasına sürer. Ancak tünelin çıkışında CIA üyeleri onları görür ve ateş açarlar. Claude oradaki CIA’den kaçmayı başardıktan sonra uçağın kalkmasına az bir zaman kala Ray’yi havaalanına bırakır. Ray, Claude’a teşekkür amaçlı Newport’taki kendisine ait olan garajın anahtarını verir. Bu garajın içinde birkaç ağır silah, para ve kurşun geçirmez bir araç vardır. Ray, anahtarı verdikten sonra havaalanındaki uçağına gider ve Liberty City’den ayrılır. Claude ise Ray’yin dediği garaja doğru yola çıkar. Garaja geldiğinde Ray’den bir mesaj gelir: Ray, Miami’ye (Vice City) uçtuğunu belirterek garajın içindekileri Claude’a hediye ettiğini söyler ve Claude’a her şey için teşekkür eder.


 

GRAND THEFT AERO

Claude, Ray’yi Vice City’ye yolcu ettikten sonra Donald Love’a uğrar. Love, Claude’un getirdiği paketler için teşekkür eder ancak bu paketlerin sahte ve bir tuzak olduğunu söyler. Gerçek paketlerin, sahte paketleri denize atan uçağın içinde olduğunu ve bu uçağın şu anda havaalanındaki bir hangarda olduğunu söyleyen Love, Claude’dan havaalanına gidip gerçek paketleri uçağın içinden alıp kendisine getirmesini ister. Claude, havaalanına gittiğinde bir aracın havaalanından ayrılmakta olduğunu görür. Claude aracı umursamadan hangara girer ancak Kolombiyalıların hangarı bastığını ve hangarın Kolombiyalılarla dolu olduğunu görür. Kolombiyalılar, havaalanının güvenlik görevlilerini öldürüp paketleri almak için hangarı istilâ etmiştir. Claude hangardaki Kolombiyalılara ateş açarak çatışmayı başlatır. Bir süre sonra hepsini temizledikten sonra uçağın içindeki paketleri almak üzere uçağı kontrol eder ancak paketleri uçakta bulamaz. Paketleri, Kolombiyalılar çalıp götürmüştür. Claude eli boş bir şekilde Love’a dönecekken hangarın karşısında Panlantic İnşaatı’na ait bir araç görür. Claude, Panlantic İnşaatı’na ait bir aracın burada olduğuna göre Kolombiyalıların, paketleri Panlantic İnşaatı’na götürdüğünü düşünür. Claude havaalanına ilk geldiğinde bir araç, havaalanından ayrılmaktaydı. Bu araç Panlantic İnşaatı’na ait bir araçtı ve büyük ihtimalle paketler aracın içindeydi. Claude, paketlerin o inşaatta olduğunu düşünerek Fort Staunton’daki Panlantic İnşaatı’na doğru yola çıkar.

İnşaata geldiğinde Claude düşüncesinde yanılmaz, Kolombiyalıların inşaatta olduğunu görür ve paketlerin inşaatta olduğunu anlar. İnşaat, Kolombiyalılarla doludur. Claude yavaş yavaş hepsini temizlemeye başlar. İlk olarak inşaatın çevresindeki Kolombiyalıları haklayan Claude, inşaatın girişindeki iki Kolombiyalıyı da temizler. Daha sonra inşaatın içindeki Kolombiyalıları da temizledikten sonra paketleri almak üzere inşaatın asansörünü kullanarak inşaatın üst katına çıkar. Ancak Claude yine beklenmedik iki isimle karşılaşır: Catalina ve Miguel… Paketlerle dolu olan çanta Miguel’dedir. Claude asansör ile üst kata çıktığında havaya iki el ateş eder ve silahını Catalina ile Miguel’e doğrultur. Claude sonunda kendisine ihanet eden Catalina’yla günler sonra karşı karşıya gelebilmiştir! Catalina ve Miguel şaşkındır. Miguel, Claude’a sakin olmasını söylerken, Catalina ise Claude’u gördüğüne pek memnun olmaz; zirâ Catalina, Claude’u vurduğu banka soygununda Claude’u öldü biliyordur ancak şimdi Claude’un yaşadığını, karşısında kendilerine meydan okurcasına görünce şaşırır. Evet, Claude o gün ölmemişti, o günden beri günlerce Catalina’yla karşılaşacağı günü bekledi ve işte o gün geldi çattı. Belki bu karşılaşmaya birkaç önemsiz paket vesile oldu ama Claude şimdi kendisine ihanet edenlerle başbaşa!

Miguel, Claude’un karşısında adeta korkak bir kediye döner; “Ne olur ateş etme!” diyerek elindeki paketleri Claude’a doğru uzatır. Catalina ise Miguel’in paketleri Claude’a verdiğini görünce “Ne yapıyorsun!?” deyip bağırırken, Miguel’in “Bunu yapmaktan başka seçeneğimiz yok” demekten başka diyeceği başka bir şey de yoktur. Miguel paketlerle dolu çantayı Claude’a uzatır, Claude çantayı tam alacakken Catalina çirkin yüzünü bir kez daha gösterir; “Her zaman bir seçeneğimiz vardır” deyip Miguel’i vurarak inşaattan aşağıdaki kutulara atlayıp kaçar. Claude, Catalina’yı yakalamak için peşinden gider ancak Catalina çoktan kaçmıştır. Claude, Catalina’yı ellerinden kaçırmıştır, intikamını yine alamamıştır. Ancak her geçen gün Catalina’ya bir adım daha yaklaştığının farkındadır, çember artık yavaş yavaş daralıyor… Miguel, Catalina tarafından vurulup yaralandıktan sonra Claude’dan Catalina’nın yaptığı her şey adına özür diler. Derken o sırada Kenji’nin kardeşi Asuka gelir. Asuka, Kenji’nin ölümünü hâlâ Kolombiyalılardan bilmektedir; kardeşini Catalina ve Miguel’in öldürdüğünü söyler. Miguel itiraz ederek “Ben asla senin kardeşini öldürmedim!” der. Asuka ise “Yalancı!” diye bağırarak kardeşinin nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğünü herkesin bildiğini söyler. Asuka, kardeşinin ölümünden sonra adeta çıldırmış gibidir. Tüm Kolombiyalıları ortadan kaldıracağına dair söz veren Asuka, Miguel’den Kolombiyalı Kartel çetesinin planları hakkında bilgi almak için onu biraz konuşturacağını söylerek Miguel’e işkence yapmaya başlar. Asuka, Claude’a daha sonra buraya uğramasını, halledilecek birkaç işi daha olduğunu söyler. Miguel ise Claude’a yalvararak kendisini burada bırakmamasını söyler. Miguel, Asuka’nın yapacaklarından korkmaktadır. Ancak Claude’un aklı hâlâ Catalina’yı nasıl elinden kaçırdığındadır. Miguel’i umursamaz bile, ve paketleri alıp inşaattan ayrılır. İnşaatı Yakuzalar ele geçirdikten sonra paketleri Donald Love’a teslim eder. Love’ın, emlak fiyatlarını düşürmek için Kenji’yi öldürmesi, Asuka’nın çıldırması gibi sanıldığından da büyük bir felâkete vesile olmuştur.


 

ESCORT SERVICE

Love, Oriental Gentleman’ın, paketleri Shoreside Vale/Pike Creek’teki depoya bırakacağını söyler. Claude’dan, Oriental Gentleman’a paketleri depoya ulaştırana kadar yol boyunca eşlik etmesini isteyen Love, paketlerin ve Gentleman’ın başına bir şey gelmesini istemediğini söyler. Oriental Gentleman, paketleri taşıyan güvenlik aracı ile birlikte Pike Creek’e doğru yola çıkar. Araca bir zarar gelmemelidir, aksi takdirde araç paketlerle birlikte yok olabilir. Claude, Gentleman’ı takip etmeye başlar. Ancak araç bir süre sonra Kolombiyalılar tarafından saldırıya uğrar. Catalina, paketleri inşaatta Claude’a kaptırmıştı fakat şimdi paketleri geri almaya kararlıdır, adamlarını paketleri alabilmek için yollamıştır.

Kolombiyalılar, paketleri taşıyan araca ateş açarak aracı durdurmaya çalışıp paketleri araçtan almaya çalışırlar. Claude saldıran Kolombiyalıları hallettikten sonra yoluna devam eder. Kolombiyalılar aracın geçeceği hemen hemen her yere pusu kurmuştur ve aracı gördükleri anda kurşun yağmuruna tutarlar. Araç, Rockford’taki tünele girdiğinde de Kolombiyalılar tuzaklarına devam eder ve tünelin çıkışında da aracı kurşun yağmuruna dizerler. Claude hepsini atlattıktan sonra araç Pike Creek’teki depoya yol boyunca saldıran Kolombiyalılara ve aldığı büyük hasara rağmen gelmeyi başarır, paketler depoya ulaşır.


 

DECOY

Love, Claude’a hayat hakkında bir ders verir: “Değerli bir şeye sahipsen tüm dünya onu senden almak için seferber olur”. Paketlerin gerçek sahipleri SWAT polis ekiplerinin, paketler ile Oriental Gentleman’ın yerini öğrendiklerini ve depodaki aracın içinden paketlerle birlikte Gentleman’ı almaya gideceklerini söyler. Love, Claude’dan araca binerek polisleri oradan uzaklaştırıp oyalamasını ister. Paketler araçtan indirilmiştir ve polisler görmeden paketlerin oradan uzaklaştırılması gerekmektedir. Aynı zamanda böylece polisin aranan listesinde yer alan Oriental Gentleman’a da kaçma fırsatı doğacaktır.

Claude’un, içi boş olan güvenlik aracını alıp polisleri peşine takarak biraz oyalaması gerekmektedir. Polisler, paketleri aracın içinde zannedip Claude’un peşine düşecek ve bu esnada depodaki paketler Oriental Gentleman ile birlikte daha güvenli bir yere götürülecektir. Claude tekrar Pike Creek’e doğru yola çıkar. Depoya geldiğinde aracın orada olduğunu, ancak polislerin aracın çevresini kuşattığını görür. Araca bindiğinde tüm polis teşkilatı Claude’un peşine düşer. Claude hemen aracı depodan uzak bir yere doğru sürer. Polisler, araca çarparak Claude’u durdurmaya çalışır. Bir süre sonra polisleri atlatan Claude, aracı depodan uzak bir yerde bırakır.


 

LOVE’S DISAPPEARANCE

Claude, Love’a geri döndüğünde Love’ı bulamaz. Etrafa bakınır ancak Love binada yoktur. Binadaki açılmış olan küçük bir kutu gözüne çarpar.

Love ile artık işinin bittiğini düşünen Claude, binadan ayrılır. Love, işlerini hallettirdikten sonra habersiz ve esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur.


 

BAIT

Claude daha önceden kendisine uğrayıp birkaç iş daha verebileceğini söyleyen, Panlantic inşaatında olan Asuka’ya uğrar. Asuka, Miguel’e Catalina’nın planları hakkında bilgi alabilmek için işkence etmeye devam etmektedir. Asuka, Claude ile Catalina’nın arasındaki düşmanlığı sezmiştir ve Claude’un Catalina’dan almak istediği intikamın Claude adına ne kadar önemli olduğunu anlamıştır. Ve Asuka, Catalina’nın yeni bir planını öğrenmiştir: Catalina, şehrin üç noktasına Claude’u öldürmek için adamlar göndermiştir. Catalina, Claude’dan artık yavaş yavaş korkmaya başlar ve Claude’un kendisine yapacaklarından korkup Claude’u ortadan kaldırarak yoluna sorunsuz bir şekilde devam etmek için Claude’u öldürmeye adamlarını yollamıştır. Asuka, Claude’dan bu adamları peşine takmasını ve Pike Creek’teki Yakuzalarla dolu olan çıkmaza kadar götürüp onları tuzağa düşürmesini ister. Adamlar bu çıkmaza geldiklerinde Yakuzalar tarafından haklarından gelinecektir. Böylece Catalina’nın yolladığı adamlar, ava giderken avlanacaktır.

İntikam vaktinin kendisine artık her gün bir adım daha yaklaştığını hisseden Claude, kendisini Shoreside Vale adasında pusu kurmuş bekleyen adamlara doğru yola çıkar. İlk adamları gören Claude, arabanın içinde beklemekte olan adamların dikkatini çeker. Adamlar, Claude’u görür görmez Claude’un peşine takılır. Claude hemen Yakuzaların beklediği mekâna doğru sürer. Mekâna geldiğinde adamlar da mekâna girer ve Yakuzaların pususuna düşerler. Yakuzalar, adamları Claude’un yardımıyla temizledikten sonra diğer adamlara doğru yola çıkmaya başlayan Claude, son iki adamların da dikkatini çekerek peşine takar. Onları da mekâna sürükleyip hakladıktan sonra Catalina’nın kendisine kurduğu bu hain tuzağı da sağ bir şekilde atlatır. Catalina, inşaatta Claude ile karşılaştığı o günden sonra, banka soygununda Claude’un ölmemiş olduğunu görünce Claude’un kendisinden intikam almasından korkup onu öldürtmeye çalıştı bu sefer. Ancak o banka soygunundaki Catalina’nın sıktığı kurşunlara rağmen hayatta kalmayı başarabilen Claude için bu sorun bile olmadı. Claude, Catalina’nın koyduğu engellere inat o engelleri aşıp bir gün Catalina’ya ulaşmayı başaracaktır ve o gün de yavaş yavaş yaklaşmaktadır.


 

ESPRESSO-2-GO!

Asuka, Miguel’den Kolombiyalı Kartel çetesinin, daha doğrusu Catalina’nın planları hakkında bilgi almaya devam etmektedir. Bu sefer Catalina’nın SPANK hakkındaki planlarını öğrenen Asuka, Kolombiyalıların şehrin neredeyse her yerinde SPANK sattıklarını söyler. Claude’dan Kolombiyalıların SPANK tezgâhlarını bulup yok etmesini isteyen Asuka, kardeşinin intikamını Kolombiyalılardan almak için ve Catalina’yı çaresiz duruma düşürebilmek için elinden geleni yapmaktadır. Oysa bilse ki kardeşini asıl öldürenin Claude olduğunu… Kolombiyalılar, şehirde Espresso kahve tezgâhlarında kahve satıyor gibi görünüp SPANK satmaktadır. Claude’un bu tezgâhları bulup ortadan kaldırması gerekmektedir. Tezgâhlar dokuz tanedir: Portland adasında iki, Staunton adasında beş, Shoreside Vale adasında ise iki tane bulunmaktadır. Ancak tezgâhların yerleri tam olarak bilinmemektedir. Claude, Portland adasına gider ve şehri dolaşarak tezgâhları bulmaya çalışır. Saint Marks’a geldiğinde ilk tezgâhı bulan Claude, hemen arabasıyla tezgâhı çarparak yok eder. Kolombiyalılar, Claude’un bu hamlesiyle saldırıyı fark eder ve Claude’a ateş açmaya başlarlar. Kolombiyalılar saldırıyı fark ettiği için Claude’un acele etmesi gerekmektedir; aksi takdirde Kolombiyalılar, Claude’un saldırısından kurtulmak için tezgâhları toplayıp gözden kaybolacaklardır.

Claude ilk tezgâhı parçaladıktan sonra şehri dolaşmaya devam eder. Portland View’a geldiğinde ikinci tezgâhı gören Claude, hemen onu da çarparak parçalar ve Portland adasındaki tezgâhları ortadan kaldırdıktan sonra Staunton adasına geri döner. İşin en zor kısmı Staunton adasındadır. Tam beş tezgâhı bulup yok etmesi gereken Claude, Staunton’ı karış karış gezmeye başlar. Bedfort Point’e geldiğinde kilisenin önünde tezgâhı görür ve çarparak parçalar. Daha sonra kilisenin biraz ilerisindeki tezgâhı da parçaladıktan sonra Torrington’a gider. Torrington’dakini de parçalar ve diğer tezgâhları aramaya devam eder. Belleville Park’taki tezgâh ile Newport’taki otoparkın karşısında bulunan son iki tezgâhı parçaladıktan sonra Shoreside Vale adasına geçer ve Shoreside Vale’da bulunan son tezgâhları aramaya başlar. Havaalanının karşısında bir tezgâh görür, hemen onu parçalayarak son tezgâhı aramaya başlar. Son tezgâh, Pike Creek’teki hastanenin bahçesindedir. O tezgâhı da çarpıp parçalayan Claude, şehirdeki tüm SPANK satan Kolombiyalıların tezgâhlarını yok ederek, Kolombiyalıların SPANK işini bir kez daha çökertmiş olur.


 

S.A.M.

Claude, Asuka’ya geri döndüğünde Maria’nın da inşaatta olduğunu görür. Miguel ise Asuka ve Maria’nın işkenceleri sonucu baygın hâlde uyuklamaktadır. Maria, Claude’u görünce sevinir. Asuka da Claude’a Catalina’nın yeni bir planını nasıl dibe vuracağını anlatır: iki saat içinde havaalanına Catalina’nın SPANK’leriyle dolu olan bir uçak inecektir. Catalina’nın adamları, SPANK’leri teslim almak üzere havaalanında uçağı beklemektedir. Claude’dan adamları temizleyip uçaktaki SPANK’leri almasını isteyen Asuka, havaalanına sızmak için havaalanının kıyısını kullanmasını ve uçak havaalanına indiğinde uçağı patlatmasını, uçaktan düşen SPANK’leri toplamasını söyler. Maria ise Claude’dan kendisine dikkat etmesini ister.

Claude’un havaalanının kıyısına gitmesi için bir tekneye ihtiyacı vardır. Bedfort Point’teki iskelede bulunan tekneye doğru yola çıkan Claude, uçağı patlatması için Asuka’nın iskeleye bıraktığı roketatarı görür ve roketatarı alıp tekneye binerek havaalanına doğru yola çıkar. Catalina’nın adamları havaalanında SPANK’leri Catalina’ya ulaştırmak için uçağı beklemektedir. Claude, havaalanında bekleyen üç adamı da dürbünlü tüfeğiyle indirir. Ardından havaalanının pistinde uçağı beklemeye koyulur. Birkaç dakika sonra uçak görünür, uçak piste doğru yaklaşır. Claude roketatarını çıkarıp uçağa doğru roketi ateşler. Uçak havaya uçar, SPANK’ler dört bir yana dağılır. Claude hemen piste dağılan SPANK’leri toplamaya başlar. Eksiksiz bir şekilde topladıktan sonra SPANK’leri Asuka’ya teslim etmek üzere yola çıkar. Ancak polisler, Claude’un havaalanında uçağı patlattığını görünce Claude’un peşine düşerler. Claude, havaalanında öldürdüğü adamların arabasını alarak havaalanından ayrılır.


 

RANSOM

Claude, SPANK’leri Asuka’ya teslim etmek üzere Asuka’ya geri döndüğünde kötü bir sürprizle karşılaşır: Asuka ve Miguel’i ölü bulur. Bu korkutucu olaya bir anlam veremeyen Claude, Miguel’in cesedinin üzerinde bir not olduğunu görür, notu Catalina bırakmıştır. Catalina notta Maria’yı rehin aldığını, eğer kurtarmak istiyorsa Shoreside Vale/Cedar Grove’daki villaya 500.000$ getirmesini söyler.

Catalina, çetenin tüm planlarını Miguel’in Asuka’ya şakıması ve Asuka’nın da bu planları altüst etmeye çalışmasına, çetenin işlerini aksatmasına daha fazla dayanamayıp inşaatı basarak Asuka ile Miguel’i öldürmüştür, Maria’yı da Claude’dan para koparabilmek için kaçırmıştır. Artık iyice kendini aşan Catalina, Cedar Grove’daki villada Claude’u beklemektedir. Claude, Catalina’yla bir kez daha yüzleşecektir. Claude’dan sonraki sevgilisi Miguel’e bile ihanet eden Catalina’nın Claude ile hesaplaşma günü belki de bugündür…


 

THE EXCHANGE

Claude, 500.000$ dolu çantayla Catalina’nın dediği villaya gelir. Villa, Kolombiyalılarla doludur. Kolombiyalılar, villanın girişinde Claude’un üstünü arayıp tüm silahlarına el koyduktan sonra 500.000$ dolu çantayı alarak Claude’u Catalina’nın yanına götürürler. Ve Claude bir kez daha Catalina ile karşı karşıya gelir, iki eski sevgili yüzleşirler… Maria, Catalina’nın yanında tutsaktır. Catalina ise Claude’u karşısında görünce kritik bir soru sorar: “Buraya Maria’yı kurtarmak için mi geldin, yoksa benim için mi?”

Catalina, “Seninle sadece iş için beraber olmuştum” deyip eski sevgilisi Claude’a ihanet hançerlerini saplamaya devam eder. Claude’a diyecekleri bittikten sonra Claude’un getirdiği para çantasını kontrol eden Catalina, paraları görünce yüzü güler, Claude’un mafyalar için çalıştığını anlar ve “Anlaşılan uzun zamandır yoğunsun” diyerek parayı alır. Claude ise Catalina’nın, Maria’yı kendisine vermesini beklerken, Catalina; “Hâlâ bana güven olmayacağını öğrenememişsin” deyip Claude’u enayi yerine koyar, yanındaki Kolombiyalıya Claude’u öldürmesini söyler ve Maria’yı alıp helikopterine binerek oradan uzaklaşır. Kolombiyalı, Claude’un kafasına silahı dayar ve tam tetiği çekecekken, Claude sağlam bir yumruk atarak adamı etkisiz hâle getirir.

Bunu gören villanın içerisindeki Kolombiyalılar, Claude’u kurşun yağmuruna tutarlar. Claude, Kolombiyalıların her yönden saldırısına uğramaktadır. Kolombiyalılar, villanın girişinde Claude’un tüm silahlarına el koyduğu için Claude’un üzerinde silah bulunmamaktadır. Etkisiz hâle getirdiği Kolombiyalının silahını alan Claude, villanın garajında bir araç görür ve var gücüyle araca doğru koşarak araca biner. Bulduğu araca atlayıp villadan kaçarak caddeye çıkar, Catalina’nın helikopterini görür ve helikopteri takip etmeye başlar. Helikopter, caddenin üzerinden gitmektedir. Catalina, adamlarının Claude’u öldüremediğini ve Claude’un kendisini takip ettiğini görünce Claude’a izini kaybettirmek için helikopteri olup olmadık yerlere sürmeye başlar, gözlerden uzaklaşmaya çalışır. Helikopter, Cochrane Barajı’na doğru gitmektedir. Ve bir süre sonra helikopter Cochrane Barajı’nda durur. Hemen barajın girişine giden Claude, girişte Kolombiyalıların olduğunu görür; baraj Kolombiyalılarla doludur. Girişteki Kolombiyalıları ezerek baraja girer. Claude, ezdiği Kolombiyalıların silahını alır, ileride de dürbünlü bir tüfek olduğunu görür ve hemen onu da alarak barajın ilerisindeki Kolombiyalıları temizler, yoluna devam eder. Hakladığı Kolombiyalıların silahlarını alarak ilerleyen Claude, barajın kulübelerindeki Kolombiyalıları dürbünlü tüfeğiyle indirir. Barajdaki gaz varillerine ateş ederek kısa yoldan birkaçını haklar. Claude yavaş yavaş helikoptere doğru yaklaştığında, Catalina; Claude’dan korkmaya başlar, tehlikenin tam ortasında olduğunu anlar ve Claude’un kendisinin peşini bırakması için Maria’yı helikopterden indirerek serbest bırakır. Maria’yı bıraktıktan sonra helikoptere tekrar binerek Claude’u ortadan kaldırmak için son kez şansını dener; helikopterden Claude’a roket fırlatır. Kolombiyalılar ise barajdaki kamyonlara atlayarak Claude’u ezip durdurmak isterler ancak söz konusu Claude’un Catalina’dan alacağı intikam olunca Claude’u kimse durduramaz; Claude kamyonları kurşuna dizerek patlatır, Catalina’nın ateşlediği roketlerden de başarılı bir şekilde kurtulur. Barajdaki son Kolombiyalılara geldiğinde bir Kolombiyalının elinde alev makinesi silahı olduğunu görür. Claude dikkatlice onları da hakladıktan sonra Maria’nın yanına gider.

Maria’nın yanına çıktığında Kolombiyalıların, Maria’yı rehin aldığını görür. Zorlanmadan onları da halleden Claude, Maria’yı kurtarır. Maria kurtarılmıştır ancak henüz her şey bitmemiştir. Artık intikam günü gelmiştir, Catalina’ya yaptığı her şeyin bedelini ödetme günü!.. Catalina, Claude ile başa çıkamayacağını anlayınca çareyi kaçmakta bulur; helikopteriyle barajdan uzaklaşmaktadır. Claude, Maria’yı kurtardığı yerin ilerisinde bir roketatar görür. Hemen roketatarı ele geçirerek Catalina’nın helikopterine doğru nişan alır. Ve artık Claude’un Catalina’dan intikamını alma vakti gelmiştir… Kötülüğün sonlanacağı bir vakit… Claude roketatarı ateşler ve helikopteri vurur. Ancak helikopter oldukça dayanıklıdır, ilk atışta düşmez. İkinci kez roketi ateşleyen Claude, helikopteri patlatır. Helikopter parçalara ayrılır, büyük bir şiddetle patlamaya devam eder ve helikopter Liberty City’nin soğuk sularına gömülerek Liberty City, Catalina’ya veda etmek zorunda kalır… Sonunda, günler sonra Claude, Catalina’dan intikamını almıştır; Catalina’yı öbür tarafa postalamıştır. Böylece Claude için artık her şey bitmiştir. Yabancısı olduğu bu acımasız şehirde her şeye rağmen ayakta kalabilmiştir, geride kötü anılar bırakarak… Maria, Claude’a kendisini kurtardığı için teşekkür eder ve Claude’a duygularını açar; Claude’a âşık olduğunu itiraf eden Maria, her şeyi geride bırakarak beraber yeni bir sayfa açabileceklerini söyler, ve Claude ile Maria yeni bir bir aşkın parıltıları eşliğinde barajdan ayrılırlar. Sessiz kahramanımız Claude’un ise artık hiçbir şey umrunda değildir, ne Catalina, ne de Maria… Maria, barajdan ayrılırken Claude ile konuşmaya devam etmektedir; tırnağının kırıldığını ve saçlarının mahvolduğunu söyler. Bunun mâliyetinin de ne kadar pahalı olduğunu belirtir. Claude ise Maria’nın bu şımarıklığına, gevezeliğine daha fazla dayanamaz, silahını ateşleyip Maria’yı vurarak Liberty City’deki macerasında arkasında kimseyi bırakmaz…

Ertesi gün, Claude’un Catalina’dan aldığı intikam, haber bültenlerine dahi çıkar; haberciler barajın yakınlarında oturan mahalle sakinleriyle barajda yaşanan çatışma ve patlayan helikopter hakkında bir röportaj yaparlar. Bir helikopterin büyük bir şiddetle patladığını ve patlamanın havai fişek gibi her yeri bayram yerine çevirdiğini söyleyen görgü tanıkları, silahlı bir adam ile genç bir kadını barajdan ayrılırken gördüklerini söylerler. Haberciler, barajdaki ceset sayısının 20’yi geçtiğini ve polislerin hâlâ cesetler bulduğunu belirterek, cesetlerin Kolombiyalı Kartel çetesine ait olduğunu ancak polislerin bu katliamı kimin yaptığını bulamadıklarını söylerler. Ve bir zamanlar bizleri ekran başına çivileyen, başında sabahlanan efsane oyun burada perdelerini kapar…



Bizler Claude’un cesaretine, gücüne, hırsına, azmine şahit olduk GTA III’te. Birisi onun kılına dahi dokunduğunda neler yapabileceğini gördük. Kendisine ihanet eden sevgilisini bulup onunla yüzleşeceği günü sabırla bekleyen Claude’un intikam macerasına tanık olduk. Ve bu macerasında tanıştığı mafya adamlarına, karşılaştığı zorluklara da… Claude, Catalina’nın Maria’yı kaçırdığında istediği parayı Maria’yı kurtarmak için değil, Catalina’yla yüzleşip intikamını alabilmek için getirmişti Catalina’ya aslında. Zaten oyunun sonunda Catalina’dan intikamını alıp her şey bittikten sonra Maria’yı vurması da bunun en büyük kanıtı… Claude’un Catalina ve Miguel ile inşaatta karşılaşması oyunun kırılma noktasıydı. O görevden sonra oyun öyle bir hareketlendi ki, Claude’un intikam ateşine kimse dur diyemedi. Çoğu kez ölümü göze aldı, başı belâdan hiçbir zaman çıkmadı. Ancak sonunda mutlu sona ulaşmayı başardı. Her şeye rağmen ayakta kalabildi, karanlık ve acımasız şehir Liberty City’yi yenmeyi başardı…


Not: Oyunun sonunda Maria’nın ölüp ölmediği tam olarak belli değildir. Sonda sadece bir el silah sesi duyuyoruz. Claude, Maria’yı susturmak için havaya ateş etmiş de olabilir. Bu yüzden Maria’nın akıbeti tam olarak bilinmemektedir. Ancak büyük ihtimalle Claude, Maria’yı vuruyor ve tüm bu yaşadıklarını geride bırakarak hayatına tek başına, yalnız bir şekilde devam ediyor.


Ya sonrası? > Claude’un 2001’den sonraki akıbeti meçhûldür. Liberty City’de yaşamaya devam mı ediyor yoksa yuvası San Fierro’ya geri mi dönüyor, bilinmiyor. Ancak GTA IV’te gördüğümüz bir easter egg‘e göre Claude her zamanki yaşamına devam ediyor ve yaşlandıkça daha da karizmatikleşiyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*