GTA V – Trailer #2 Analizi
15 Kasım 2012  

Analiz ve yorum: eXeLaNCe

Merhaba arkadaşlar bildiğiniz gibi Rockstar Games’in yeni oyunu Grand Theft Auto V’in yeni tanıtım video’su yayınlandı.(14 Kasım 2012 TSİ 18:00) Biz de her trailer’dan sonra olduğu gibi video’yu yine analiz ettik. Eksik gördüğünüz veya eklemek istedikleriniz varsa konuda çekinmeden belirtebilirsiniz. İlk bir kaç gün herkesin rahatça görüp ulaşabilmesi adına yeni konu açtım. Bir kaç gün içinde Emre’nin Analiz Konusu ile birleştirilecektir ve ilk mesajına da eklenecektir.50 küsür Screen Shot var ve binlerce detay var, elbette atladıklarımız olmuştur. Belirtip bize yardımcı olmanız herkesin daha da aydınlanmasını sağlayacaktır, iyi analizler.




İlk sahnede karşımıza yamaçtaki malikane tarzı bir ev ve arkada yükselen Los Santos şehri çıkıyor. San Andreas’tan da hatırladığımız manzara oldukça güzel. GTA V’te görüş alanının gerçekçiliği artırılmış, bu sayede açık ve güzel bir havada gerçekte görebileceğimiz gibi kilometrelerce uzaktaki yapıları görme imkanı tanınmış. Bu daha önceki oyunlarda da vardı ancak manzaraya bu kadar önem verilmediği için pek tat vermiyordu. Los Santos’ta yine açık bir hava var ve arkada tahminlerimde yanılmıyorsam Los Angeles’taki Vincent Thomas köprüsünü rahatça görebiliyoruz.




Şehrin nezih mahallelerinden bir villa, büyük ihtimal aktif bir şekilde gideceğimiz veya bulunacağımız villalardan bir tanesi. Arka kısımda görünen havuz ve şezlonglara bakılırsa burası komple ana karakterimiz Michael’ın villası. Bahçede çimleri biçen bir bahçıvan var. Rockstar Games’in günlük yaşamdan bizlere verdiği ufak bir kesit.

Yine müstakil bir bina. Önde Rockstar Games Presents yazısı ve arkasında duran mükemmel bir Audi R8. Sokaklarda çalmaya can atacağımız bir araba. Öyle ki görevlerin çoğunda Rockstar Games çalışanları da R8’e binmekten geri kalmamış. Diğer sahnelerde de sık sık rastlayacağımız yolun kenarındaki renk renk çiçekler oyunun her sahnesine ayrı bir güzellik katmış. Hangi oyun firması börtü böceği bu kadar önemser ki? Rockstar Games yine hayallerimizdeki şehri yaratmışa benziyor.



Mükemmel bir ev içi dizaynı ve tartışan iki tane bayan. Annesi kızına fena sinirlenmiş. Genç hanım da annesine bağırmaktan geri kalmıyor. Terbiyesize bakın hele, anneye ses yükseltilir mi hiç? Anne tipik sabah sporu yapan kadınlara benziyor. Kızı ise sırtında dövmesi bulunan parti kızlarına. Sol kısımdaki meyveler, özellikle yemyeşil Amasya elmaları (evin babası almıştır kesin) canımızı çektirmekten başka bir işe yaramıyor gibi gözüküyor. Zira daha elma yiyen bir karakter modellemesine rastlamış değiliz. Kesin olan bir şey var, o da bu evde meyve yemekten çok aile içi sıkıntılarla boğuşan karakterler mevcut.



Rockstar Games bu oyunda gerçekten büyük işler başarmış gibi görünüyor. Modellemeler ve grafikler hepimizi tatmin etmeyi başardı. Özellikle daha başarılı çayır çimen çiçek modellemeleri çok daha güzel gözüküyor. Adamımız Michael ise halinden çok memnun. Bir elinde bardak, diğer elinde purosu ile dünya umrumda değil modunda takılıyor. Açıkçası güneş gözlüğü, şortu ve parmak arası terlikleri ile bizden 10 üzerinden 9 puan almayı başarıyor. Tabi o hafiften bira göbeği de gözümüze çarpmadı değil. Yine de adamımız karizmatik duruşu ve yürüyüşüyle istifini bozmadan keyif yapmaya gidiyor. Afiyet olsun Michael!



Şu havuzun güzelliğine bir bakın. Gerçekçilik konusunda Rockstar yine almış yürümüş. O şezlongların birinde olmayı şu an hangimiz istemezdi ki? Ama bakın, aslında bir parçamız o şezlonglarda uzanmakta. Zevk düşkünü karakterimiz Michael şezlongta purosunu tüttürürken bize de burada onun hakkında dedikodu yapmak düşüyor. Dikkatimi çeken şeylerden biri ise karakterimizin gerçekten keyif düşkünü ve yalnızları oynaması. Bakın yalnız olmasına rağmen halinden ne kadar da memnun.



Bardağa bir bakın, bizim evlerdeki klasik bardaklardan daha iyi modellenmiş. Markasının Paşabahçe olduğuna bahse varım. Arkadaki bitkiler de mükemmel gözüküyor. Ancak sol taraftaki şemsiyenin bez kumaşı pek de bez kumaşa benzemiyor gibi. Kendimizi belki de onun bez kumaştan yapılmadığına inandırarak bu ekran görüntüsünü çok iyi olarak nitelendirebiliriz.



İşte tekrar Los Santos. Arkada tipik Amerikan mimarisi Los Angeles gökdelenleri, ön tarafta bir tren. Üstte de TEM otoyolu çakması bir Los Angeles caddesi. Sağ tarafa bakarsak yine dünden bugüne o bi ton görevin cereyan ettiği kanal. Bu sefer içinde biraz su var. Köprünün ayaklarında graffiti çalışmaları göze çarpıyor. Belki de bizim ergen Frank yapmıştır, eşşoleşşek. Tam en alt kısmın ortasında gördüğümüz mavi kulübe sanırım bir tuvalet falan. San Andreas’ta vardıysa affola, uzun zaman geçti unutmuş olabiliriz. Ama neredeyse ikide bir karşımıza çıkan bu mavi kulübeleri merak ettim. Muhtemelen saçma sapan Rockstar dekorlarından biridir. Bu arada sol üst taraftaki bulut parçası bug’lıymış gibi geliyor ilk bakışta. Ama bana sorarsanız sağda duran bulut yere daha yakın, soldaki ise daha arkada kalıyor. Bir nevi iç içe geçmiş bulutlar olabilir. Sonuçta oyun bu, her gün o noktadan aynı saatte aynı bulutların geçeceğini sanmam. Trailer’a öyle denk gelmesi de Rockstar’ın gözden kaçırdığı bir talihsizlik olabilir.



Las Venturas. (Evet Las Venturas oyunda yok ama şu sahneye bir bakın, buralar size de bir yerleri hatırlatmıyor mu? Az mı gezdik Las Venturas çölündeki otoyollarda? GTA V görünüşe göre bizi ne Las Venturas’tan ne de San Fierro’dan mahrum bırakacak.) Bir bakın yola, kamyonlardan başka hiç bir şey yok. Bu demek oluyor ki yine tepelerin arkasında büyük bir maden olacak. (Maden, şantiye vs.) Kamyonların tiplerine bakarsak gerçekten de çok çeşitli kamyonlar olacağını görebiliriz. Kamyoncu dostlarımızın yolu açık olsun.



Pißwasser, bu sidik suyu reklamları olmasa şaşardık. Tabelanın ait olduğu yer sidik suyu haricinde likör de satmakta, açıkçası takdir ettik. Hemen önünde ise sidik suyundan kafa olan iki tane yarma kıran kırana dövüşüyor. Yolun karşısından geçen serseri punk ise hiç aldırmadan yoluna devam etmekte. Resmin hemen sol tarafında bulunan kamyonet yanılmıyorsam 1940 model bir Dodge kamyonet. Kullanıyorsak çok tatlı olacaktır, buna eminim.



Ve Dodge’un arkasında hemen beliren 60 küsür model klasik araç, yanlış bilmiyorsam bir Tornado. GTA’nın en sevdiğim yanı.



Trevor yapma dostum, o daha genç bir basketbolcu. İşte San Andreas’taki kayalık vadiler yine karşımızda. Bu sefer oraları mesken edinmiş birileri daha var. Kahramanımız Trevor ise yine acımasız davranacak gibi gözüküyor. Suyun mükemmelliği de bir kez daha gözler önünde.



Bir pub. Bar kısmında 4 çeşit bira. Sol en baştaki Beck’s, bariz belli. Kahramanımız Trevor ise yine adam dövmekle meşgul. Tabi ki o da haklı. Orada adam dövmeyin yazmıyor ki, sadece sigara içmeyin yazıyor. Diğer adamlar ise kendi hallerinde. Sol taraftaki adam bir çiftçi olmalı. Hani San Andreas’taki şu zombi gibi çiftçiler vardı ya, muhtemelen onlardan biridir.



Yine o çöl canavarlarından biri. Bakın bu canavarın içinde kim var? Başka bir canavar Trevor. Uzunları yakmış yol almakta. Muhtemelen yine birilerini dövmeye gidiyordur. Kum efekti olağanüstü değil ancak idare eder diyebilirim.


Sanırım yanıldım. Bu sefer dövmeye değil katliam yapmaya gidiyormuş. Elinde bir molotof kokteyli ve tüm sinirini bileğine kuvvet olarak çevirircesine sallıyor molotofu. Sonuç aşağıda görüldüğü üzere perfect. Sol kısımda görünen çiftlik yolu tarzı yollar bu oyunda bize daha çok zevk vereceğe benziyor. Her şey tam istediğimiz gibi.



Ateşin yanmaya başlamadan önceki rengi mükemmel. Her türlü detaya önem vermiş Rockstar. Tabi bu detayları ısrarla ortaya çıkaran Trevor’a teşekkürlerimizi borç bilmekteyiz.



Trevor’un molotof kokteyli salladığı evin patlama anı. Eğer bu görüntüler görevin içinden değilse çok iyi. Bu demektir ki çevreye her türlü zarar verebileceğiz. Yıkık binalar, harap olmuş bir şehir. Kafanızdaki teröristi sokaklara salmak daha zevkli olacaktır. Arkadaki patlayan eve bakınca içeride gözüken ateşin pek de güzel olmadığını görüyorum. Sanki biraz sorunlu gibi. Puslu bir ateş. Ama önündeki çiçekler bütünlüğü tamamlıyor.



Önde biricik artistimiz Trevor. Arkada bir benzinlik. Yine neler neler yapmış öyle. Solda bir BMW, sağda bir Ford. İkisinin önünde de ölü insanlar. Trevor ise kameranın karşısına geçmiş: “Oraya uğrayacağım ve kontratları imzalayacağım, tamam mı? Sadece cesetleri işin içine dahil etmeyin.” diye canlı yayın yapmakta. Bu arada dikkat ettim de yerdeki beton ve su birikintisi hakikaten çok gerçekçi gözüküyor. 



Los Santos şehrinden mükemmel bir günbatımı manzarası sunmuş bu sahnede bize Rockstar Games. Söylenecek pek bir şey yok, hayranız.



Los Santos şehir merkezinden bir kare. Sağ arkada San Andreas’tan hatırlayacağımız stadyum. En arkada görkemli köprü. Biraz daha beride ise sol tarafta belediye otobüsü ve yolun orta kısmındaki raylarda seyreden bir yük treni. Her şey bizler için çok tanıdık, öyle değil mi? Bu kare belki de bir çoğumuzun çocukluğunu eskittiği bir kare. Şimdi ise eski zamanları yad etmek ne kelime, tekrar anılarımıza dalacağız ve onları yeniden yaşama fırsatı bulacağız. III kadar devrimci, Vice City kadar renkli, San Andreas kadar büyük, IV kadar detaycı. Hepsi birleşip koskocaman bir V oluşturmuş. 



Kahramanımız Michael’a yaklaşan yabancı Berto Beach evini soruyor ve Michael da evi gösteriyor. Zencilerin renk tonlaması, daha doğrusu genel olarak insanların renk tonlaması Rockstar tarafından mükemmele yakın ayarlanmış. Trevor’un tarif ettiği evin orada 1 3 7 5 sayıları var. Rockstar’ın ters bi firma olduğunu düşünürsek buradan 7/5/13 (7 Mayıs 2013) tarihini çıkarabilir miyiz? Evet çıkarırız ancak bana sorarsanız oyunun çıkış tarihini henüz kendileri de bilmiyor. O yüzden direkt ilkbahara sallamışlar. Bu demek oluyor ki Mart, Nisan, Mayıs. Bir gece ansızın gelebilirim muhabbeti. Sağlık olsun, bunca yıldır beklemekten gocunmadık. Hele hele bu trailer bize bir 3 yıl daha gaz verebilir.



Ne bakmıştınız dostlarım, açıkta bir şey mi gördünüz? Rockstar yine konuşturmuş. Şu detaylara bak, modellemeye bak. Farklı farklı yüz tipleri, herkesin kendine has mimikleri. Zencilerin renk tonları bile farklı. Üzerlerindeki kıyafetler ise mükemmel derecede gerçekçi. Soldaki jumbonun göğüslerinin duruşuna bir bakın. Obez birinin vücuduyla karşılaştırmaya kalksanız sarkıntıların boyunu bile eşit ölçebilirsiniz. Bu nasıl bir ustalıktır demekten kendimi alamayacağım. Arka kısımda plaj ve sağ arkada lunapark. Çalışır mı çalışmaz mı bilinmez.



R8’in üstünü açık bırakırsan çalınır tabi mağdur çocuk. Rockstar yine R8’i ön plana çıkarmış. Arabanın sürüş keyfi de şüphesiz on numara olacak. Rockstar bu kadar reklamı Audi patentiyle sağda solda yapsaydı R8 satışları % 37829 kere patlamıştı. Gerçi yine de çok özendirici. Kim istemez ki bunlardan bir tane? Ama bana sorarsanız bu beyaz R8’in bazı görevlerde önemli bir rolü var.



34 GSH 373. Arabayı İstanbul’dan almışlar herhalde, herneyse. Arabaların süspansiyonu mükemmel olacak gibi. Arabanın sağa sola yatışı, aynı zamanda yol tutuşu çok iyi gibi gözüküyor. Eğer GTA IV’tekinden daha da iyiyse, (ki zaten buna şüphe yok) o zaman gerçekten başından kalkamayacağımız geceler geri dönüyor demektir. Örneğin ben GTA oyunlarında görevlerden çok sürüş kalitesine ve araçlarla ilgili diğer konulara önem veririm. San Andreas bile benim için bir vazgeçilmez. Ama şu mükemmel araçlara bakarsak favorim değişecek gibi.



Solda yine bilindik kamyonet, her zamanki gibi de ismini unuttum. Eminim sizler hatırlıyorsunuzdur. Gelelim diğer bir gerçekçiliğe. Beyaz araba bizim arabamız, diğerleri ise çevredeki çeşitli arabalar bunun herkes farkındadır zaten. Ve diğer arabalara göre çok hızlı gittiğimizi de bilmektesiniz. İşte burada bize verilmek istenen his gerçek bir hız yapma hissidir. Arabamızın fotoğrafı net iken diğer araçlar biraz daha flu gözüküyor. Gerçek hayatta giden bir araca odaklandığınızda ona göre daha yavaş olan veya duran nesneleri hareketli olarak görürsünüz. Bu aynı zamanda bir fotoğrafçılık kuralıdır. Ve bunu çok başarılı bir şekilde oyuna yansıtmışlar. Plakaya gelince, evet bu bir İstanbul plakası. Türkiye plakalarıyla benzer plakalara sahip olacak araçlar.



Arkasından bir de mavi klasik araç çıktı.



Bu da oyunun yeni Ferrari’si sanırım. Sol kısımda gözüken kaldırımda bulunan ağacın gerçekçiliğini de benim fark ettirmeme gerek yoktur sanırım, caddeye bir göz atınca göze çarpan şeylerden biri de o.



Karının çirkinliğine bakın hele. bir de kırmızıları giyip koca dudaklarıyla uyum sağlamaya çalışmış. Açıkçası hiç beğenmedim. Benden 10 üzerinden en fazla 3 alır. Bu karede ise birazcık çekişiyor. (Ne kadar arabaya sahip olduğun umrumda bile değil, değişmeyeceksin!). Evdeki dekora da değinmeden geçmeyeyim. Sanatla arası iyi olan birinin evine benziyor.



Araba tırından düşen bir Aston Martin DB5 (65 model klasiklerden. Araba tırında ne işi vardı acaba?) Bana öyle geliyor ki bir araba galerisini soymuşuz veya klasiklerin servet değerinde satılacağı yere götüren tırı çalmışız. İkincisi daha mantıklı geliyor. Özellikle tırın arkasından kovalayan polis arabasını gördükten sonra.



Burda da otobanı birbirine katan bir kovalamacaya tanık oluyoruz. Ancak çoğumuz yukarıda fotoğrafını koyduğum kareye tanık olamıyor. Çünkü mavi spor araba o kadar hızlı geçiyor ki, zaten kısa sahneleri bulunan trailer’da bu arabayı görebilmek için bir kaç kez tekrar yapmak gerekiyor. Ve dikkat ederseniz önemli bir karakterin kullanmakta olduğu spor arabaya pek de bir şey olmazken olan yoldan geçen masum vatandaşın arabasına oluyor. Bu da gerçekçiliği sarsan uygulamalardan biri olarak aklıma kazınacak.



Dört adet araba, dikkatimi çeken ilk şey, hasar modellemelerinin fena olmadığı. Aslında pek de iyi sayılmaz ancak öncelikli amacı aksiyon olan bir oyun için araçların hasar alma durumu ne kadar önemsenebilir ki? İşte bakın, Rockstar her şeye rağmen önemsemiş. Kapısı olmayan araç bir Premier. Daha önceki serilerden hatırlarsınız.



Bir daireden çok ofise benziyor, masanın üstünde bir Apple marka bilgisayar var, kalem defter vesaire. Akşam güneşi odaya mükemmel bir şekilde vuruyor ve koltukların birinde kahramanımız Michael oturuyor. Yine görevden alıntı bir sahne. Michael’ın oturuşuna bakarsak tedirgin bir tavır sergilemekte olduğu besbelli. Soru yönelten adam ise gayet rahat.



Karşısında oturan adamın yönelttiği “Oğlun James. İyi bir çocuk mu?” sorusu karşısında çaresiz bakışlara bürünen karakterimiz Michael. Mimikler o kadar iyi ki, çaresiz olduğunu tek bir karede anlamak mümkün.



Yine güzel ve heyecan dolu bir görev ile devam ediyoruz. Olay akışına bakılırsa Michael olarak oğlumuzu kurtarmaya gidiyoruz. Resimdeki kırmızı arabaya atlayıp takibe aldığımız tırın yanına yanaşıp James’in arabaya atlamasını (veya düşmesini) sağlayıp hayatını kurtarıyoruz. Fizik modellemesinin bir noktadan tutunuşuna verdiği tepkiye bakılırsa fizik motorunun da mükemmel işlediğini söyleyebiliriz. Özellikle tutunurken kollar hariç vücudun hareketlerine bakınca gayet gerçekçi olduğunu görebiliyoruz.



Sol kısımda yine San Andreas’tan bildiğimiz Station Wagon. Onunla burun buruna girmek üzere olan beyaz jantlı spor otomobil ve hemen onların yanıbaşında Toyota Yaris’e benzer bir araba.



Sol tarafta yine hatırlayabileceğiniz arabalardan bir tanesi. Ne yazık ki ismini unuttum.



Şu arada sıkışan aracı sadece ben mi Opel Insignia’ya benzettim acaba? Eğer birisi bu konuda bana onun Insignia olmadığını kanıtlamazsa GTA V’te bir Insignia olduğuna inanacağım. Belki de tanıdık bir araçtır ancak oradaki hengamenin içinde farklı görünmüş olabilir. Bilemeyiz. Onun hemen önünde de bir karavan mevcut. Muhtemelen bir şirket karavanı.



Diyaloglardan anladığımız kadarıyla Michael’ın oğlu James. Boynunda bir dövme var. Ayrıca arka sokaktan geçen arabayı da özellikle tam ortada yakaladım. Modelinin ne olduğunu bilmiyorum, bir Cheetah olabilir mi acaba? Arka sağdaki dükkanın camlarına bakarsak ışıklı vitrinlerde aynı kaplamanın kullanıldığını görebiliriz. İçine giremeyeceğimiz mağazalardan biri olduğu kesin. Sokak dekoru.



Trevor yine adam dövüyor! Üstelik bu sefer ağzını yüzünü tekmeliyor. Anlaşılan çok sinirlendirmişler. Trevor’un tersi pistir, bilirsiniz. Arkadaki tabelada da büyük bir anlam ifade edercesine: “Tehlikeli Bölge! Hoşgeldiniz” yazısı bulunmakta. Kahramanımızın botlarına ve botlarının tabanına bakılırsa Harley Davidson giyiyor gibi görünmekte. Ama bundan emin olamayız tabi ki.



Trevor öldüresiye döverken diğer iki adam seyirci kalıyor. Arkadaşları bile olsa Trevor’un yanına bile yaklaşmaktan korktukları çok belli. Trevor zaten yardım da istemiyor, tek başına öldürüp ardından da cesedin üstünde çiftetelli oynamakta çok yetenekli gibi gözüküyor.



İşte trailer’ımızın şirin köpeği. Her ne kadar atak ve saldırgan olsa da bir o kadar da gönüllerde taht kuracağa benziyor. Ancak yola aniden fırlayıp kazaya sebebiyet vermeye çalışması umarım ileriki zamanlarda kendisinin ölümüyle sonuçlanmaz. Trailerdaki bu karelerden anladığımız kadarıyla köpekler başımıza büyük bela olacaklar. Bana kalırsa oyunun hikayesinde de aktif rol oynayacaklar ve hayatımızdaki dönüm noktalarında bazı şeyleri iyi veya kötü anlamda değiştirmeyi başarabilecekler. Hep düşman köpekler olduğunu zannetmeyin, elbette bizim de köpeğimiz olacak. Bu arada arkadaki sidik suyu reklamından yine gözümü alamadım.



Tırmanma benzeri özelliklerimiz olacağını bu kareyle gayet iyi anlıyoruz. Fragmandaki tırmanan biz olmasak bile mevcut olan bu özelliği kesinlikle kullanacağımıza bahse varım. Hele dağcılık kıyafetlerini giyip malzemelerimizi yüklenip Chilliad’a gidebiliyorsak bakın siz eğlenceye. Hangi aksiyon oyununda dağcılık yapabilirsiniz ki? Eğer böyle bir şey varsa Rockstar canımızı yesin. Gerçi bu zamana kadar bize gösterdikleri ile canımızı yemeyi çoktan hak etmişti. Ama oyunu bitirmekten öte oyunun sürekli oynanabilir bir özelliğe sahip kılınması gerekir. İşte bu gibi görev dışı aktiviteler oyundan kopmamızı engelleyecektir.



Soyguncular iş başında! Bugstarlar bu sefer kuyumcu soyuyor. Cam kırılması efektleri iyi, aynı zamanda çıkan ses de çok iyi. Kuyumcunun detayları pek iyi gibi gözükmese de kaldırdığımız parayla uzun bir süre zevk hayatı süreceğimiz için ne kuyumcu umrumuzda, ne de kuyumcunun kör oğlu.



Bu kadar yükseklerde olmamıza rağmen aşağıda uçsuz bucaksız bir coğrafya görebiliyoruz. Oyunun haritası gerçekten de büyük olacağa benziyor. Anlaşılan o ki, aşağı düşen jipi binlerce fit yüksekliğe çıkarma sebebimiz yine heyecan dolu bir görev icabı. Tabi ki atmamız da aynı şekilde.



Kahramanımız Trevor yine değişik işler peşinde. Trenlerin üstünde dolanıyor. Aşağıdan ise bir kamyonet geçiyor, bu kamyoneti hepiniz biliyorsunuz. San Andreas ilçelerinin vazgeçilmez kamyoneti. Köylere yine geri dönecek olmamız hepimizi sevindirdi. GTA IV’teki şehir yaşamından bıkanlar çoktur. Şu ormanlar, çiftlikler. Daha nasıl bir oyun isteyelim.



Trevor’un üstünde olduğu maceralar treni son büyük macerasını yaşamakta. Trenlerin çarpışma sahnesinin mükemmel olmasına karşın çarpışmada trenlerin esnekmişçesine bükülüp abartılı derecede burunlarının havaya kalkması gereksiz birer olaydır. Yine de aksiyon açısından mükemmel bir sahne.



Karakterlerimizin tanışma kaynaşma sahnelerinden biri. Arkadaki helikopterin alt kısmındaki cephaneyi fark edebiliyorsunuzdur. Ayrıca mekan yine aynı mekan. Kulübelerden ve borulardan çok rahatça anlayabiliriz. Sanırım burası buluşma veya toplantı karargahı. Hikayede nasıl bir önemi olacağı hakkında hiç bir fikrim yok.



Vinewood tepesinde roketler atılıyor. Muhtemelen uçağın içinde biz varız ve gelen polis helikopterlerini çok rahat bir şekilde püskürtüyoruz. Ayrıca Los Santos’un gece manzaraları da çok iyi.



Görmediler, duymadılar, bilmiyorlar. Onları kimse yakalayamaz, yakalattıramaz, öldüremez, öldürtemez. Trevor, Franklin ve Michael. Efsane olmaya hazırlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*